Şanlı Bahadır Koç Şanlı Bahadır Koç

ABD Seçiminde Son Düzlükte Sürpriz Şansı Yok Değil Ama Az

31 Ekim 2016
ABD Seçiminde Son Düzlükte Sürpriz Şansı Yok Değil Ama Az

Son 10 güne girerken Clinton’ın seçimi kazanma şansı oldukça yüksek görülüyordu. Acaba Cuma günü gelen FBI soruşturması haberi seçim sonucunu etkileyecek mi? Son hafta bu konuda medyaya ne yansıyacağını bilemediğimiz için kesin konuşmak doğru değilse de bunun çok yüksek ihtimal olmadığı tahmini şu an için daha güvenli gibi görünüyor. Ama soruşturma başkanın kim olacağnı değlse bile (ki o da mümkün) a) Trumpın fark yememesini sağlayabilir, b) Kongre ve diğer (valilik vs) seçimlerinin sonuçlarını etkileyebilir, c ) Cumhuriyetçi Parti içinde seçim sonrasında daha açıktan gerçekleşecek mücadelenin şeklini ve sonucu etkileyebilir. FBI soruştuması Hillary Clinton’un seçildikten sonra uzun süre hukuki olarak baskı altında olma ihtimalini arttırdı. Soruşturmalar Clinton’un seçilince neyle meşgul olacağını ve dolayısıyla e) nasıl bir başkan olacağını ve hatta f) dış politikada ne yapacağını etkile-belirle-yebilir. Eğer Cumhuriyetçiler Kongre’de çoğunluklarını korurlarsa onun peşini bırakmayabilirler. Clinton geçmişteki hata ve kabahatlerini kapatmak için yalan söylerse/söylediyse bu durumda kazansa bile görev süresini tamamlayamaması ble sözkonusu olabilir.

FBI Başkanı Temmuz ayında Clinton’un bakanlık döneminde özel bir eposta hesabı kullanması hakkında soruştrmaya devam etmeye gerek olmadığını söylemiş ve hem Cumhuriyetçilerden hem de FBI içinde bazı isimlerden tepki almıştı. Şimdi ayrıntılarını burada yazmaya gerek olmayan yeni bulunan epostalarla ilgili soruşturma kararını alttan gelen baskıya dayanamadığı için mi, kendisi ve kurumunun şöhretni korumak için mi, yoksa yeni bulunan postalarda büyük bir şeyler olduğunu bildiği/hissettiği için mi girdi tam bilemiyoruz. Normalde FBI’ın böyle bir seçimin sonucunu etkileyecek adımlar atmaktan kaçınması gerekiyor. Clinton’un karşısında Trump gibi “tehlikeli” bir aday olmasa Clinton buralara gelemeyebilirdi. Trump 1) ülkenin değişim istediği, 2) halkın elitler ve sisteme karşı çok tepkili olduğu bir zamanda geçmiş, sistem ve hakim sınıflarla özdeşleşmiş Clinton’u, hem de rakibi böyle skandallara takılmışken yenemezse kusuru önce kendisinde aramalı.

 

Trump, eğer 1) kendi sorunlu karakterine mahpus olmasa, 2) adaylığı kazanmak için gerekenle seçimi kazanmak için yapılması gerekenin farkını görebilse ve daha merkeze yanaşsa, 3) geçmişinde bu kadar bagaj biriktirmemiş olsa, 4) kendi partisini bölmese, 5) Clinton'un yanında saf tutan sistem oyuncularının hiç değilse bir kısmını yanına çekebilse, 6) yerel ölçekte seçim altyapısı kurabilse, 7) kritik önemdeki bazı demografik grupları kendinden tamamen soğutmasa, ve 8) bir tür koalisyon kurabilse bu seçimi Cumhuriyetçi Parti’nin giderek artan demografik/coğrafi/ideolojik dezavantajlarına rağmen yine de kazanabilirdi. Tüm eksik, kusur ve kabahatlerine rağmen yine de kazanırsa bu çok önemli ve şokedici bir olay olur ve sonuçları da tam kestilemese bile önemsiz kalmaz. Ama şu an itibariyle bu yine de %25’ten daha yüksek bir ihtimal değil. Eğer Trump'a oy vereceğini açıkça söylemeye çekinenler çoksa ve/veya son hafta yeni çarpıcı ifşaatler gelirse iş değişebilir tabii ama hala zor

Yorumlar