Dr.  Kader Özlem Dr. Kader Özlem

AB Konsey Başkanı Michel ve Avrupa Komisyon Von der Leyen'in Bulgaristan temasları

04 Mart 2020
AB Konsey Başkanı Michel ve Avrupa Komisyon Von der Leyenin Bulgaristan temasları

AB Konsey Başkanı Michel ve Avrupa Komisyon Von der Leyen'in Bulgaristan temaslarının düşündürdükleri:
1- AB liderleri sahaya gelince durumun vahametini gördü. Ancak bu vahamet, insani trajedi üzerinden değil; kendi Birliklerinin geleceği üzerinden.
2- Kriz devam ettikçe AB'yi değer paylaşım sistemi olarak görenlerin değerlerin sarsılmaya başladığını daha somut bir şekilde müşahede edeceği açık.
3- Neydi o değerlerden konumuzla ilgili olanları? Hatırlayalım: HUKUKUN (her türlüsünün) ÜSTÜNLÜĞÜ, yükün adil paylaşımı, ortak güvenlik ve dış politika, sınır güvenliği, esneklik, hoşgörü, hümanizm, farklılıkların ahengiyle ortak bir Avrupa kimliğinin inşası, "komşu komşunun külüne muhtaçtır anlayışı", literatürümüze giren afilli kavramları: "programs-projects-funds","orientation-adaptation-integration"......... Bulgarların dediği gibi "nqma nqma" --> "Yok Yok".
4- 60 yıldır AB kapısında bekletilen, ısrarla uyarılarda bulunulan, aynı değerleri paylaşması (!) için önüne sürekli "to do list" konan Türkiye, bir hamleyle söz konusu değerleri sarstı. Üçüncü aktörlerin etkilerinden arınmış bir denklemde, Söz konusu Mülteci krizinin uzamasının ve büyümesinin Türkiye'yi masada daha güçlü hale getireceğinin altını çizmek lazım.
5- Alman ve Fransız medyasında konu bu yönüyle ele alınıyor. Bu tespit için "yandaş" veya "muhalif" olmaya gerek yok.
6-Gerçi biz de gariplikler ülkesiyiz. "İyi yaptı" deyince "yandaş" olunur, eleştirince "muhalif" derler. Doğrular için ideolojik konuma gerek yok. Memleket bizim! :)
7- Neyse konumuz bunlar değil. Mülteci krizinin en başından itibaren Avrupalı liderler içinde Bulgar Başbakan Borisov beklentinin üstünde bir performans çiziyor. Gerçi krizin henüz 5. günü ve ne kadar süreceği belirsiz.
8- Borisov'un başarılı diplomasisi: İngilizcesi olmamasına ve kendisine pek de yardımcı olmadığını düşündüğüm Hariciyesine rağmen. Kah Ankara'da, kah Mitsotakis, Merkel ve Macron ile telefonda, kah AB liderleriyle sınırda...
9- Von der Leyen'e baş koltuğa oturmasını önerecek kadar kadar AB otoritesine bağlı, helikopterden inmesine yardım eden centilmen, koluna "marteniçka" takıp basın toplantısında teşekkür ettirecek kadar kültür diplomasisi ustası... Kendisine Boyko diye hitap edilmesini sağlayan samimi bir diyalog da tesis etmiş.
10- Bu akşam Borisov ve çabaları bol bol takdir edilirken, aynı zamanda "gerçek bir Avrupalı" olarak ilan edildi. "İnsan bazen gerçekten hayret ediyor!" 
11- Farklı bir durum da ortaya çıktı: "в България има само един политик, който се казва Борисов." AB,Bulgaristan'da Borisov'u tanıyor. Muhatabı olduğu için değil, etkili olduğu ve çalışılabilir bir partner olarak gördüğü için.
12- Biz de tanıyoruz kendisini elbette. İtfaiyeciliğinden beri.
13- Velhasıl, Borisov bugünlerde AB'nin gözünde büyüdü. Büyümesinin bir diğer sebebi ise Mitsotakis'in küçülmesi: Yunanistan'ın ısrarla Türkiye ile sorunlarını AB'nin sorunu şeklinde lanse etmesi, AB'nin yaklaşımıyla bağdaşmayan komşuluk ilişkileri, öldürülen mülteciler ve Ege Denizi'ndeki görüntüler.
14- Tabi Borisov şu anda rahat. Ülkesi henüz doğrudan bir akın ile karşılaşmadı. Ama karşılaşmadan da neler olacağını biliyor, sonuçlarını görüyor. İşler bu noktaya gelmeden önce de Brüksel'deki zirvelerde şunu söylediğini hatırlarım: "Edirne bize Brüksel'den daha yakın." Ah bu Edirne! Büyük Roma'yı dağıttı, Yeni Roma'yı tehdit ediyor.
15- Bu arada Türkiye'nin göç politikası da bu gelişmelerle birlikte değişime uğradı. Bu konuyu da tartışmalıyız. Ama bu başlıkta değil.

Yorumlar