Sabahattin İsmail Sabahattin İsmail

Kanlı Noel’in 55. Yıldönümünde ORTEGA RAPORU ve Tazminat Hakkımız

23 Aralık 2018
Kanlı Noelin 55. Yıldönümünde ORTEGA RAPORU ve Tazminat Hakkımız

Bundan 55 yıl önce, 21 Aralık 1963 gecesi, ortaklık Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, İçişleri Bakanı ve Çalışma Bakanı tarafından örgütlenen Rum terör örgütü EOKA, yine aynı kişiler tarafından hazırlanan AKRİTAS Soykırım Planını hayata geçirmek için ENOSİS amaçlı saldırılarına başladı. 

Geçtiğimiz yıllarda bu saldırılara katılan ve gizlice oluşturulan 5000 kişilik terör ordusu içinde yer alan bir Rum öğretmenin de itiraf ettiği gibi, kendilerine verilen emir, “tavuklarına varıncaya kadar Kıbrıs Türklerini soykırımdan geçirmekti”

İnsanlık adına utanç verici bu saldırılar, askeri, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel boyutta tam 11 yıl boyunca, ta 1974 Barış Harekatı’na kadar sürdü...

Ve, Türk Halkını Rum egemenliği altına sokmayı, sonra da adayı Yunanistan’a bağlamayı amaçlayan bu saldırılar, fiili askeri boyutu hariç, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel boyutlarda hala tüm yoğunluğuyla sürüyor…

Kıbrıs Türk Halkının adanın %3’ünde kuşatıldığı bu 11 yıllık karanlık dönem, daha sonra BM’nin görevlendirdiği uzmanlar tarafından adada yapılan saha çalışmaları sonucu, “ORTEGA RAPORU” adıyla belgelenmiş ve BM Güvenlik Konseyi’ne sunulmuştur... Bu raporda, yakılıp yıkılan Türk köylerinin fotoğrafları, kaç evin yakıldığı ve tahrip edildiği, kaç evin yağmalandığı, kaç hayvanın çalındığı veya yok edildiği, ne kadar taşınır malın yağmalandığı tek tek belgelenmiştir... 

Ulusal davamızın ve meşru hak ve çıkarlarımızın savunulması açısından çok çok önemli olan bu raporu bulmak ve yayınlatmak için yıllarca çalıştım. Sonunda raporu bulduk ve bu rapor TMT Mücahitler Derneği tarafından kitap olarak yayınlandı…

Ne ki, ısrarlı çağrılarımıza karşın ne Talat, ne de Akıncı bu raporu BM’ye, AB’ye ve ilgili tüm devletlerle uluslararası kuruluşlara dağıtmadılar,

Bugün de en acil görev, bu kitabın, başta BM - AB yetkilileri ve AİHM yargıçları olmak üzere, tüm karar merkezlerine yaygın şekilde dağıtılmasıdır...

Raporun, Uluslararası Hukuk uzmanlarına inceletilerek AİHM’de gerekli davaların açılması ve hakkımız olan tazminatların Rum Devletinden talep edilmesidir...

Rumlar 1974’deki kayıpları için AİHM’de dava açarken, AİHM bu davaları kabul edip aleyhimize tazminat kararı verirken, aynı AİHM’nin bizim 1964 yılına dönük olarak açacağımız davaları reddetme hakkına sahip mi? 

Bu davaları açmanın, açılmasını teşvik ve organize etmenin, davaları açanlara destek olmanın sorumluluğu devletin, hükümetin, Cumhurbaşkanlığının, Meclis’in, Dışişleri Bakanlığının boynundadır…

Yine aynı şekilde, o dönem BM Genel Sekreteri tarafından her ay Güvenlik Konseyi’ne sunulan ve Türk halkına yapılan saldırıları, insanlık dışı uygulamaları, ambargoları ve 20 bin işgalci Yunan askerinin adaya gizlice nasıl çıkarıldığını günü gününe belgeleyen raporları da arşivlerden bulunarak, orijinal İngilizcesi ile bir kitap şekline getirilmeli ve başta BM ve AB ile AİHM olmak üzere ilgili tüm ülkelere ve kuruluşlara dağıtılmalıdır...( Bu raporlardan birçok alıntı, yazmış olduğum ‘1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Doğuşu-Çöküşü ve Unutulan Yıllar’ adlı kitabımda yer almaktadır )

Kıbrıs sorununun, Rumların iddia ettiği gibi, 1974’de başlayan bir “saldırı ve işgal sorunu” olmadığı ve mülk sorununun da aynı şekilde 1974’deki sözüm ona “Türk işgali” ile başlamadığı, taşınır mal tazminatı, manevi tazminat ve kullanım kaybı tazminatları söz konusu ise, bu tazminatları en çok hak edenin Türk halkı olduğu ve hesaplamaların da 1974’den değil, 1963’den, hatta 33 köyümüzün göçe zorlandığı 1958’den itibaren yapılması gerektiği, daha güzel nasıl anlatılabilir?

Bu tazminat haklarımız gündeme getirilerek Rum yönetimi ile MAHSUPLAŞMA yapmayı gündeme getirmek, meşru hak ve çıkarlarımızı savunmak için şarttır. Yine aynı şekilde bugün masaya getirdiğimiz tezlerimizi, egemenliğimizi, Türkiye’nin garantörlüğünü, iki devletli çözümü niye ısrarla savunduğumuzu bu raporu ortaya koyarak çok daha ikna edici şekilde savunabiliriz…

BAŞKA BELGELER DE VAR 

Bu bağlamda, anımsadığım kadarı ile, 1964-65 yıllarında dönemin Kıbrıs Türk Yönetimi, evleri yakılıp yıkılan ve göçe zorlanan Türklere dağıttıkları formların doldurulması ve imzalanması suretiyle, bireysel bazda her Türkün uğradığı zarar ziyanı, yağmalanan taşınır-taşınmaz mallarını madde madde saptamışlardı...Bugün dönemin yetkililerinden sorulsa, bu listeler de devletin arşivinde bulunacaktır...

Daha sonra 1974’de de Güneyden Kuzey’e geçen onbinlerce göçmen, İngiliz üs bölgesinde arabalarını, traktörlerini ve av tüfeklerine kadar birçok eşyalarını bırakmak zorunda kalmışlardır....Bunlar da listelenmiş ve İngiliz yetkililere verilmiştir...

Devlet arşivinde orijinalleri olan bu mallar için de tazminat taleplerimiz niye gündeme getirilmiyor? 

Rumlara taşınır-taşınmaz mal tazminatı, kullanım kaybı ve manevi tazminat ödenmesini öngören Mal Tazmin Yasası çerçevesinde binlerce Rum’a milyonlarca dolar tazminat ödenirken,

Türk Halkının BM raporlarıyla belirlenen zarar ziyanlarının tazminatları niye talep edilmiyor? Bu konu görüşme masasına niye getirilmiyor? 

O günlerde göçmen olanların kendi el yazıları ile doldurdukları formlar, BM Raporları ve ORTEGA RAPORU birer inkar edilmez belge olarak kullanılarak, yağmacı Rum yönetimi aleyhine AİHM’de binlerce dava niye açılmıyor?

Bu adada sadece Rumların zarar-ziyanları olmuş, sadece onlar mülk kaybetmiş gibi, niye sadece Rumların tazmin edilmesine devam ediliyor?

Kanlı Noel’in 55. yıldönümü, hiç olmazsa bunları anımsamanın ve gereğini yapmanın bir vesilesi olmalıdır...

NİYE İLLE DE RUMLAR MEMNUN EDİLMEK İSTENİYOR?

Kıbrıs’ta saldırgan ve suçlu olan Rumlar bir acı çekmişse, suçsuz oldukları halde, Türkler 10 kat fazlasını çekmiştir...

Kıbrıs’ta saldırgan ve suçlu olan Rumlar bir kaybetmişse, suçsuz oldukları halde, Türkler 10 kat fazlasını kaybetmiştir...

Kıbrıs sorununda suçsuz ve masum olan Türklerin sorumluluğu birse, saldırgan ve suçlu Rumların sorumluluğu 1000 kat fazladır...

Bu gerçekler üzerinde hiç düşünmeyerek ille de, saldırgan, savaşı başlatan, savaşı kaybeden Rumların memnun edilmesi, ille de savaş suçlusu Rumların tazmin edilmesi, ille de terk edilen Rum mallarının korunması ve onların tatmin edilmesi hangi aklın ürünüdür? 

Hele hele Kanlı Noel’in 55. yıldönümünde, ORTEGA RAPORU ortada iken, Anayasamız çiğnenerek, halkımızın hakları gözardı edilerek, henüz bir barış anlaşması bile imzalanmadan, henüz 55 yıllık tazminat hesaplaşması yapılmadan, henüz gasp edilen Vakıf ve Sultan mallarının tazminatları hesaplanmadan, ateş- kes koşullarında, KKTC topraklarının Rumlara verilmesine ve milyonlarca dolarlık tazminatlar ödenmesine daha ne kadar devam edilecektir?

Yorumlar