Özdemir Akbal Özdemir Akbal

Bir Pompeo Geçti…

04 Mayıs 2018
Bir Pompeo Geçti…

Pompeo, Senato Dış İlişkiler Komitesi tarafından ataması yapılır yapılmaz soluğu Suriye meselesi ve İran ile ilgili temaslarda bulunmak üzere bölge ülkelerinde aldı. Pompeo'nun gelişinin hemen öncesinde de ABD Başkanlık Makamı Milli Güvenlik Danışmanı John Bolton, Mısır Muhaberatı Başkanı Kamil Paşa'ya Suriye'nin Kuzeydoğusunda, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar ile birlikte oluşturacakları koalisyonu teklif etmişti. 


Şimdi ABD'nin bir stratejisi vardır, devlet geleneği üzerine hareket eder, bu yapılar daha önceden zaten planlanmıştı diye tekrar tekrar, tekrar edeyim… Zira bunu hatırlatmakta yarar var…. Televizyon ekranlarında, radyo mikrofonlarında akıllara ziyan akşınlı-dıkşınlı, gizli yapılı, hayalet birlikli yorumlar yapıldığı sürece de buna devam edeceğim… Çünkü vatandaş zaten dış/uluslararası politika metodolojisine dair okuma yapmıyor. Becerebildiği şey televizyonda radyoda duyduğu lafı kendi aralarında ballandırarak anlatmak. Bu durumda da birilerinin metodolojik çerçevede vakıayı ortaya koyma zorunluluğu bulunuyor. Bu ordunun bir neferi olmaktan da gurur duyuyorum. 


Pompeo ziyareti ile Bolton'ın Mısır Muharebatı Başkanı Kamil'e getirdiği teklifi ilgili ülkelerdeki yekliler ile birebir görüşerek hayata nasıl geçirilebileceği hususunu değerlendirdi. Bu noktada Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Cubeyir'in Katar ile ilgili yaptığı yorum dikkate değer. Cubeyir, Katar'ın ABD'nin Suriye'deki askeri masraflarını karşılaması gerektiğini söyledi. ABD'nin Suriye'de kalması için gereken askeri harcamaların Suudi Arabistan tarafından karşılanması gerektiğine dair görüş de bu açıklamadan bir süre önce, ABD Başkanı Trump tarafından dile getirilmişti. Bu durumu şöyle de okumak mümkündür; ABD, Suudi Arabistan'a, Suudi Arabistan da Katar'a bu yükü yükleme arayışında… Bu vesileyle ilk olarak ABD'nin Suriye'de kalması için tarafların istekli olduğu ikinci olarak da bu isteğin yükünün kimin tarafından paylaşılacağının asıl tartışmayı oluşturduğu açığa çıkıyor. 


Dolayısıyla sürekli vurguladığım ABD'nin stratejisi bölgesel müttefiklerini oyuna sokup, onları desteklemek üzerine kuruludur önermesi de doğrulanmış oluyor. Bu süreçte ABD'nin Suriye topraklarına gelerek Esad'ı devireceği beklentisine girenlere de geçmiş olsun demek düşüyor… Esad bir politik diplomatik süreç sonucu gidecek. Zira ABD, Suriye'den çekilme sürecini başlattı. Bu süreç öyle bir iki günde bitecek bir süreç değil. Bu cümle ABD madem Suriye'den çekiliyor neden askeri halen orada şeklinde dâhiyane sorular soranlara gelsin. Bu süreç oldukça uzun bir dönemi kapsıyor. İşte tam bu noktada Bolton'ın önerisi ve Pompeo'nun temasları giriyor devreye. Amaç mümkün olan en geniş çaplı askeri ve ekonomik koalisyonu oluşturarak bölgede ABD menfaatine bir yapı oluşturmak. Yakın bir dönemde Suudi Arabistan ile Katar arasındaki tansiyonun düşmesine şahit olacağız. Suriye meselsinin içeriğinde Suudi Arabistan ve Katar'ın ne denli ortak bir tutuma sahip olduğunu takip edenler için bu büyük bir sürpriz olmayacak. Ancak uluslararası politikayı yakın havza gibi temel kavramların anlamını bile bilmeden okumaya çalışan, ideolojik/partizan kafalar için şaşırtıcı bir durum olabilir elbette.

Yorumlar