Dr. Hicran Kazancı Dr. Hicran Kazancı

Türkiye’nin Kökten Değişime İhtiyaç Duyan Türkmen Politikası

26 Ekim 2021
Türkiyenin Kökten Değişime İhtiyaç Duyan Türkmen Politikası

Irak Parlamento seçimleri 10 Ekim 2021 tarihinde gerçekleşti.  11 Ekim 2021’de ilk sonuçlar açıklanmaya başladı. Toplam 329 sandalyenin 73’ünü Sadr, 37’sini Kanun Devleti, 21’ini Fetih, 12’sini Kazimi Listesi, 61’ni Kürt bloğu, 9’unu PKK yandaşı Yeni Nesil, 5’ini Irak Hıristiyanları (kota) ve 3’ünü de Irak Türkmen Cephesi kazandı. Çıkan büyük itiraz ve tepkiler, büyük kitleler arasında 2-3 sandalye oynamasıyla noktalandı. Ancak, seçim sonucunun ortaya çıkardığı tablo, Irak’taki Bağdat merkezli siyasi aktörler arası derin anlaşmazlık ve tartışmaları beraberinde getirdi. Darbe dâhil birçok senaryo konuşuldu. Maliki önderliğinde Şii koalisyonun oluşturacağı bir hükümet ön plana çıkmaya başladı. Ancak, Irak önümüzdeki süreçte siyasi krizlere gebe…

Türkmen Siyasetçilerin Tarihi Kerkük Hatası

Kerkük’te 2; Irak genelinde 3’ü Irak Türkmen Cephesi adayı olmak üzere toplam 7 milletvekili kazanan Türkmenler, Kerkük’ün kayıp edilmesini unutarak Bağdat’ta her zaman olduğu gibi etkisi ve yetkisi olmayan bir bakanlık için birbirlerinin ayaklarına basarak yarışa girdiler.

Kerkük Seçim Yasası’nın, 2021 seçimi öncesinde ve BM gözetiminde Kerküklü Kürt, Türkmen ve Arap temsilcileri tarafından anlaşarak düzenlenmesi ve sonra da Irak Parlamentosunda yine aynı temsilciler tarafından onaylanması, Kerkük Seçim Yasasına uluslararası meşruiyet kazandırdı. Kerkük için seçim sonucu, 6 Kürt, 4 Arap ve 2 Türkmen milletvekili olarak gerçekleşti ve seçim yasasının Kerkük’teki etnik- mezhepler arası mutabakat sonucu ortaya çıktığı BM tarafından tescillendi. Savaş meydanında elde ettikleri kazanımları masada kaybeden Türkler söyleminin somut bir örneğini canlı canlı Kerkük’te yaşadık. Yani, Türkiye’nin Musul ve Kerkük noktasındaki hak talepleri, Türkiye’nin desteklediği ve sahip çıktığı Türkmen siyasiler eliyle heba edildi.

KYB’nin Kerkük’teki önde gelen şahin siyasetçilerinden Halit Şivani, oy toplayıcı olmasına rağmen seçime katılmadı. Geçen seçimlerde aldığı 60 bin oyu, teşkilatlarını yönlendirerek  3+1, yani üç erkek bir kadın milletvekili seçtirdi. Araplar, toplam 60 bin küsur oy ile 4 milletvekili çıkardı. Türkmenler ise 60 bin küsur oy ile biri ITC’den olmak üzere 2 milletvekili çıkardı.

Tuzhurmatu’da yaklaşık 80 bin Türkmen seçmene karşın 40 bin Kürt seçmeni bulunuyor. Türkmenler değil, Kürtler parlamentoya bir milletvekili gönderdi.

Irak genelinde iki milletvekili çıkaran ITC, büyük kayba uğradı. Dolayısıyla, sadece taktiklerini değil stratejilerini de kökten değiştirmelidir.

Kürtleşme ile Araplaşma Kıskıcındaki Kerkük

2003 sonrası, Kerkük üzerinde hâkimiyet kuran KYB ile KDP arasında kent üzerinde nüfuz sağlamak konusunda gizli bir savaş başladı. Kerkük’ü içine alacak şekilde bir bağımsız yapıya kavuşmak için, 25 Eylül 2017 tarihinde, Irak Kürdistan Yönetimi tarafından referandum gerçekleştirildi. Kerkük üzerinde hâkimiyetinin sona ermesi veya hâkimiyetine KDP’nin ortak olmasında kaygılanan KYB, Bağdat Yönetimi ile gizli bir anlaşma yapıtı. Anlaşma gereği 16 Ekim 2017 tarihinde, Bağdat’a bağlı güçler Kerkük ve Sincar’a girerek kontrolü sağladı.

16 Ekim 2017 tarihinden önce, Türkmen siyasetçiler Kürt ve Araplar arasında sarkaç politikası uyguladılar. Yani, zaman zaman Araplar hesabına Kürtler ile iyi ilişki kurdular, zaman zaman da bunun tam tersini yaptılar. Başka bir deyişle, ileriye dönük hiç bir stratejik temeli olmayan günü kurtarma politikası uygulandı. 16 Ekim sonrası, tamamen Bağdat’ın yanında yer almaları, Arapların Kerkük’e yönelik yoğun Araplaştırma politikasının uygulanmasını sağladı.

Gelinen noktada, Kerkük konusunda Kerkük’e yönelik Türkmenler hesabına Kürtleştirme politikasını uygulayan Kürtler ile yine Türkmenler hesabına Kerkük’teki Araplaştırma politikasını icra eden Araplarla anlaşma sağlandı. Yani, her siyasi hamleden sonra Türkmenler alan kaybetti ve biraz daha küçüldü.

Toplumların sadece söylemlerle ikna edileceği devir kapanmıştır. Yapılan/yapılacak işlerin ve atılan/atılacak adımların sahada etki ve karşılık bulması önemlidir. Türkmen toplumu ile siyasi müesseseye gönül verenleri retorik, hamaset ve edebiyat konuşmalarıyla konsolide etmek imkansız hale gelmiştir. Kerkük merkezli Türkmeneli bölgesinde ortaya çıkan sorunlar, söylemlerle değil ciddi ekip çalışmalarıyla çözülür. Gerginleştiren ve kutuplaştıran söylemlerden kaçınılması gerekir, yerine birleştirici, kapsayıcı ve motive eden dillerin kullanması lazım. Türkmen toplumu, söylemlerin sahada eylemlerle desteklenmesini sağlayan siyasetçileri görmek istiyor. Somut ve gerçekçi icraat bekleyen Türkmen milletinin siyasi temsilcilerine yönelik güvenleri sarsılmıştır ve her geçen gün erozyona uğramaktadır. Bu bağlamda, Türkmen milletinin güvenini yeniden tesis edebilme kabiliyeti olan ve toplumda karşılık bulan adayların olması gerekmektedir.

Yorumlar