Doç. Dr.  Dilek Yiğit Doç. Dr. Dilek Yiğit

Tartan'ı Yasaklayan Zihniyet Britanya'ya Geri Gelmemeli

03 Aralık 2019
Tartanı Yasaklayan Zihniyet Britanyaya Geri Gelmemeli

Tartan,  farklı renklerde ve genişlikte çizgileri içeren, kareli, genellikle de yünlü olan bir kumaştır. Bu kumaşın Kuzey Britanya’ya M.Ö. 5. ya da 6. yüzyılda İskoçlar tarafından İrlanda’dan getirildiği sanılmaktadır; zira Britanya’ya seferler düzenleyen ilk Romalılar çizgili kıyafetler giyen Kelt kabilelerinden bahsetmektedir; [1] Britanya’ya ilk Roma seferi M.Ö. 55 yılında yapıldığına göre, bu tarihlerde İskoçlar bu kumaşı dokumakta ve kıyafetlerinde kullanmaktadır. İskoçların binlerce yıldır dokuduğu ve kıyafetlerinde kullandığı Tartan İskoç milli kimliğinin en kadim sembolüdür.

İskoç kimliğinin bu kadim sembolü Tartan, sırf bir ulusal kimlik ile olan ilişkisi nedeniyle, Britanya tarihinde siyasi bir mesele haline getirilmiş ve hatta yasaklanmıştır; üstelik İngiltere Kraliçesi I. Elizabeth’in veliaht bırakmaksızın vefat etmesi üzerine en yakın akrabası olan İskoç Kralı 6. James’in,  1603 yılında 1. James olarak İngiliz tahtına oturması suretiyle gerçekleşen “Tahtların Birleşmesi”nden sonra;  üstelik 1707 tarihinde “Act of Unification” ile İskoçya’nın  Büyük Britanya Krallığı adı altında İngiltere ile birleşmesinden sonra…

Tahtların birleşmesinden sonra Birleşik Krallık tahtında Tudors soyundan (7. Henry’nin torunları) gelmekle birlikte aslen İskoç Stuart Hanedanlığının üyesi olan krallar otururken, hal böyle olunca İskoçlar lehine olmasa bile aleyhine olan gelişmelerin yaşanmaması beklenirken; İskoçların ulusal kimliğinin sembolü Tartan neden ve hangi koşullar altında siyasi bir sorun haline getirilmiştir? Burada İskoçların Londra’ya yerleşen krallarının kendi ana vatanlarına sırtını döndükleri yönündeki iddialarını bir tarafa koyuyorum; ancak bu görüşler İskoçya’da İskoç kralların Londra’ya yerleşmesinden dolayı bir kırgınlık duyulduğuna işaret etmesi açısından önemli, Stuart krallar sırtlarını İskoçya’ya dönmüş olmasalar bile…

Tahtların birleşmesinden sonra İngilizler ve İskoçlar arasındaki ilişkilerde ilk kırılma noktası 1685 yılında 2. Charles’tan sonra tahta kardeşi Katolik olan 2. James’in geçmesi olmuştur; Protestan İngiltere’nin Katolik Kral tarafından yönetilmesini kabullenemeyen Prostestan aristokratlar, Parlamentonun da desteğiyle Kralı tahtan indirmiş yerine kızı Protestan Mary’i getirmişlerdir. Kısaca Stuart Hanedanlığında mezhep ayrışması tahta geçmedeki doğal sırayı bozmuştur.  Mary’den sonra tahta kız kardeşi Anne geçmiştir ve İngiltere ve İskoçya’nın Büyük Britanya adı altında birleşmesi de Kraliçe Anne zamanında gerçekleşmiştir. Parlamento Kraliçe Anne’nin veliaht bırakmaması nedeniyle, vefatından sonra tahta 1. James’in Protestan torunu Sophia’nın geçmesini öngörürken, Sophia Kraliçe Anne’den önce vefat edince, tahta Sophia’nın oğlu George (Duke of Brunswick-Luneburg and Elector of Hanover) geçmiştir. Böylelikle Stuart Hanedanlığının yerini Hanover Hanedanlığı almış, bu da  İngiltere-İskoçya ilişkilerinde ikinci kırılma noktası olmuştur ki, Jacobite (II. James’in taht üzerindeki iddiasını destekleyen ve isimlerini James’in Latincesi Jacobus’dan alanlar) isyanları başlamıştır.  Jacobite isyanlarının ayrıntısına girmeyeceğim; ancak Londra tarafından bastırılan bu isyanların sonucunda 1746 Kıyafet Yasası ile Tartan yasaklanmıştır.

“From  and after the first day of August, one thousand seven hundred and forty seven, no Man or Boy, within that part of Great Britain called Scotland…shall, on any pretence, whatsoever wear or put on the clothes commonly called Highland clothes…”

Bu yasa ile Londra İskoç ulusal kimliğinin sembolü olan Tartan’ı sadece isyancıların sembolü haline getirmiştir; Lowland’de de kullanılan Tartan’ı Highland’a özgü kılmıştır  ama Tartan,  bu yasadan da güç alarak, Stuart hanedanlığının ve İskoçya’nın bağımsızlığın sembolü olma rolünü güçlendirmiştir.  1782 yılında Yasa yürürlükten kaldırılınca Tartan yasağı da kalkmış oldu. Ancak Tartan’ın yasaklanmış olması tarihte tecrübe edilen ve kapanan bir konu olmamıştır; hala İskoç milliyetçileri “Tartan’ın yasaklandığını hatırla” diyor[2] ve  her yıl 6 Nisan Tartan Günü olarak kutlanıyor.

Geçmişte Tartan’ın yasaklanmış olması, İngilizler ve İskoçlar arasında ayrıştırıcı bir rol oynamıştır;  günümüzde ise Brexit süreci, doğrudan böyle bir amacı olmasa da, İngilizler ve İskoçlar arasında ayrıştırıcı rol oynuyor. Avrupa Birliği referandumunda İngilizlerin çoğunluğu tercihini Avrupa Birliği’nden ayrılmak yönünde kullandı ama İskoçların büyük çoğunluğu referandumda Avrupa Birliği’nden ayrılmak istemediğini gösterdi. Bu durumda Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden ayrılması demek İskoçya’nın kendi iradesine rağmen Avrupa Birliği’nden ayrılması demek; hal böyle olunca Avrupa Birliği’nde kalmak isteyen İskoçlar için tek alternatif kalıyor; Birleşik Krallık’tan ayrılmak. Bu nedenle İskoçya yönetimi ülkede ikinci bir bağımsızlık referandumu yapılmasını istiyor; referandumun yapılması için olmasa bile sonucunun hüküm doğurabilmesi için mutlaka Londra’nın  izni gerekli ve Muhafazakar Hükümetin bu izni vermeye hiç mi hiç niyeti yok. Başbakan Boris Johnson “başbakan olduğum sürece ikinci bir İskoç bağımsızlık referandumu yapılmayacak” dedi.[3] Muhafazakar hükümetin Boris Johnson’un sözlerinde ifadesini bulan bağımsızlık referandumu karşıtlığının gerekçesi anlaşılabilir; “2014 yılında bağımsızlık referandumu yapıldı ve görüldü ki İskoçlar Birleşik Krallık’tan ayrılmak istemiyor.” Ancak 2014 yılından sonra köprünün altından çok sular aktı.

Hükümet, İskoçya’da ikinci bir bağımsızlık referandumunda ayrılma kararı çıkması riskini göze alamıyor; bu durum ülkenin siyasi birlik ve bütünlüğünün korunması açısından anlaşılabilir. Ancak Hükümetin ikinci bir bağımsızlık referandumunun gerçekleştirilmesine izin vermemesi de, geçmişte Tartan’ın yasaklanmış olması gibi, İskoçya’nın ulusal iradesine, buna bağlı olarak kimliğine yönelik bir saldırı olarak okunacaktır. 

Birleşik Krallık Hükümeti, bu koşullarda İskoç kimliğini doğrudan hedef alacak tavır ve söylemlerden kaçınmalı; bağımsızlık referandumu meselesini özellikle Brexit sürecinin tamamlanması ve sürecin etkilerinin olgunlaşması sonrasına bırakacak söylemler üretmelidir. Zira Brexit’in yarattığı belirsiz ve gergin ortamda ikinci bağımsızlık referandumuna “hayır” söylemleri, İskoçlar üzerinde normal koşullarda olduğundan çok daha fazla olumsuz etki yapmaktadır.

 

 

 


 

[1] https://www.scotshistoryonline.co.uk/tartan-history.html

 

[2] https://www.jacobite.co.uk/blog/remember-when-tartan-was-banned

 

[3] https://www.scotsman.com/news/politics/no-second-independence-referendum-as-long-as-i-m-pm-boris-johnson-tells-scotland-1-5048326

Yorumlar