Bojidar Cipof Bojidar Cipof @bojidarcipof

ABD’de “2021 Ekümenik Patriklik Din Özgürlüğü Yasası” adlı Türkiye Aleyhine Yeni Bir Yasa Taslağı Devrede!

17 Mayıs 2021
ABDde “2021 Ekümenik Patriklik Din Özgürlüğü Yasası” adlı Türkiye Aleyhine Yeni Bir Yasa Taslağı Devrede!

ABD’de 1998 tarihli “Uluslararası Din Özgürlüğü Yasası” (IRFA), adı altında bir yasa ile kurulmuş olan “ABD Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu” (USCIRF) bulunmaktadır. (US Commission on International Religious Freedom)

ABD Kongresi tarafından kurulmuş ve ABD maliyesi tarafından finanse edilen bir komisyonun ne kadar “bağımsız” olduğu şüphesiz tartışılır. Bu komisyonun her sene yayınladığı raporlarda, bazı ülkelerdeki din özgürlüğü ihlalleri gözler önüne serilse de raporda yer alan bazı ülkeler, ABD çıkarları açısından özellikle yerden yere vurulmaktadır.

USCIRF sanki ABD’de her şey güllük gülistanlıktır, din ya da ırk ayırımı yoktur gibi diğer ülkelerin işine burnunu sokar. Komisyon uluslararası din özgürlüğü adı altında, aslında yabancı ülkelerdeki din özgürlüğü koşullarını izleyen ve bunlara ilişkin yıllık raporlar üreten bir devlet kurumudur. Her sene bir önceki senenin raporunu senenin ilk çeyreğinde açıklar. USCIRF raporları hep yanlıdır ve ABD dış politika önceliğini gözetir. Raporun içerikleri çoğunlukla yanlıdır ya da algı üretmeye yöneliktir. Tabi bir de ABD ile ilişkilerinde sorunlar olan ülkeler de bu yanlı yorumlara ve algı üretmeye yönelik sonuçlardan nasiplerini alırlar. USCIRF’nin başında uzun zamandır ABD’nin Uluslararası Dini Özgürlükler Büyükelçisi Sam Brownback bulunuyor.

USCIRF’nin 2018 raporunda; 28 ülkede 2017 yılı içindeki din özgürlüğü ihlallerini kendilerince belgelemişlerdi. Ve bu ülkeler arasında Türkiye de vardı.

21 Haziran 2019’da ise ABD’nin her sene yayınladığı gibi bir önceki senenin “Dini Özgürlükler Raporu” açıklanmıştı. Trump döneminde ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo bu yıllık raporun okunma seramonisinde hep bulundu. Bir kısmını o okudu. Ve özellikle Türkiye ile ilgili satırları bizzat Mike Pompeo okudu. Pompeo’nun eşi Yunanlıdır, ABD’deki önemli ve etkin Helenseverler arasındadır.

USCIRF’nin yıllık raporlarında ağırlıklı olarak Rum Patrikhanesi’ne tüzel kişilik verilmesi, Ekümenizmin kabul edilmesi, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması gibi standart başlıklar yer alır. Türkiye’deki diğer azınlıklara ise çok az yer verilir.

USCIRF ile dirsek temasında olan bir başka ABD Kurumu ise iki zıt partiden olan Demokratik Partili Carolyn Bosher Maloney ile Cumhuriyetçi Partili Gus Michael Bilirakis’in (Yunan asıllıdır) kurucu üyeler arasında yer aldığı bir sivil toplum kuruluşu olan “Helenik Suçlarla Mücadele Kongresi”dir.

7 Şubat 2018’de bu Helensever senatörler Carolyn Bosher Maloney ve Gus Michael Bilirakis; H.Res.732 sayılı Türkiye karşıtı bir önergeyi senatoya verdiler. Önerge başlığı, “Türkiye'yi Ekümenik Patrikhanenin haklarına ve din özgürlüklerine saygı göstermeye çağırıyoruz” şeklindeydi.

Geçtiğimiz günlerde bu iki senatörün başını çektiği ve “Sözde Ermeni Soykırımı Tasarısı”ndan da önemli olabilecek Türkiye karşıtı bir hareketlenme başladı. Makalemizde bu hareketlenmenin kronolojik olarak faaliyetlerini irdeleyeceğiz.

Son günlere gelmeden önce 16 Temmuz 2020’de bu iki senatör H.RES 1050 sayı ile Rum Patriği ve Patrikhanesi’ne özgürlük adı altında bir yasa tasarısı vermişler. “Türkiye'yi Ekümenik Patrikhane'nin haklarına ve dini özgürlüklerine saygı göstermeye çağırmak” başlıklı bu tasarı tam bir tezat ve yanlış bilgilendirmelerle algı yaratmaya yönelik! (Aşağıdaki linkte tasarının tam metnini bulabilirsiniz)

https://drive.google.com/file/d/11gUOz8Io9s4JeLs8JhKIdiREg4watHK7/view?usp=sharing

Türkiye’de Rum Patriği gayet saygı görür. Birkaç gün önce Cumhurbaşkanlığı tarafından azınlık temsilcilerine verilen iftarda onur konukları arasındaydı. Batı Trakya’daki seçilmiş Türk Müftülere yapılan zulüm ve cemaate yapılan baskıyı göz önüne alırsak ortada mütekabiliyet esaslarına hiç uymayan enteresan bir durum var.

Bu iki zıt partiden ama Türkiye aleyhine tam işbirliği içindeki ABD senatörü bu tasarıyı 2020 ortasında vermişler ama çıkması için hiç kaşımamışlar. Bunu şöyle algılıyoruz: Trump döneminde böyle bir tasarının çıkması ihtimal dâhilinde değildi. Kanımızca Türkiye aleyhtarlığını bir köşeye bıraksak da Patrikhane ve ABD’deki Yunan diasporası ile çok yakın işbirliği içinde bulunan yeni başkan Biden’in zamanında bu tasarıyı kabul ettirmek daha kolay!

7 Mayıs’ta Carolyn B. Maloney’in resmi web sayfasında şu haber yayınlandı:

Eşbaşkanlar Maloney ve Bilirakis, Ekümenik Patrikhane, Rum Ortodoks Hıristiyanlar ve Dini Azınlıkların Dini Özgürlüklerini İhlal Etmekten Türkiye'yi Sorumlu Tutacak Mevzuatı Tanıttı

WASHINGTON, DC - Kongre Üyesi Carolyn B. Maloney Congressional Caucus on Hellenic Issues'in eş-kurucusu ve eş başkanı ve Congressional Caucus on Hellenic'in eş başkanı Gus M. Bilirakis; bugün Türkiye'yi ve “2021 Ekümenik Patriklik Din Özgürlüğü Yasası”nı gündeme getirdiler.

Mevzuat; Türkiye'yi Ekümenik Patriklik, Rum Ortodoks Hıristiyanlar ve diğer dini azınlıkların dini özgürlüklerini ihlal etmekten sorumlu tutacak.

Kongre Üyesi Maloney, "ABD, Türkiye'yi Ekümenik Patriklik, Rum Ortodoks Hıristiyanlar ve diğer dini azınlıkların dini özgürlüklerini ihlal etmekten sorumlu tutarak, yurtdışında din özgürlüğünü savunma taahhüdümüzü desteklemelidir.

2021 Türkiye ve Ekümenik Patriklik Din Özgürlüğü Yasası, Ekümenik Patrikhane'nin dini özgürlüklerini ihlal etmemesi için Türkiye'ye anlamlı bir baskı uygulayacaktır. ABD'den somut yansımalar olmadan, Cumhurbaşkanı Erdoğan cezasız bir şekilde faaliyetlerine devam edecek ve Türkiye, Rum Ortodoks Hıristiyanlar, Ekümenik Patrikhane ve diğer dini azınlıklara yönelik dini ayrımcılık kampanyasını sürdürecektir. USCIRF kurucu ortağı ve eş başkanı olarak, uzun süredir Türk hükümetine Ekümenik Patrikliğin haklarına saygı duymaya ve Heybeliada Ruhban Okulu'nu yeniden açmaya çağrıda bulundum ve nihayet bunu gerçekleştirmek için atmamız gereken önlem budur.”

Kongre Üyesi Bilirakis ise "Birleşik Devletler sözde müttefiklerimizden paylaşılan demokratik değerler beklentisini uygulamakta tutarlı kalmalıdır, buna din özgürlüğüne tutarlı bir saygı gösterilmesi de dâhildir. Meslektaşlarıma katılmaya ve bu adaletsizliğin giderildiği güne kadar sesleri kesilenler adına konuşmaya devam edeceğim” dedi.

“2021 Ekümenik Patriklik Din Özgürlüğü Yasası”nın senatörlerce sunulmasının ardından 8 Mayıs’ta Greek Reporter’de Tasos Kokkinidis’in haberi olarak şu başlıkla çıktı:

ABD Kongresi, Türkiye'yi Ekümenik Patriklikten Sorumlu Tutacak Yasayı Düzenledi

Gerçi bu halen bir tasarı ama haberde “yasa düzenlendi” şeklinde mutlak bir ifade bulunuyor. Haberde ayrıca Senatör Maloney’in Türkiye'yi Heybeliada Ruhban Okulu'nu yeniden açmaya da çağırdığı şeklinde de de bir ifade bulunuyor.

9 Mayıs’ta yukarıda bilgisi bulunan haber; Yunan ANA-MPA haber ajansından da servis edildi. Bu kez daha farklı bir başlık kullanıldı.

ABD tasarısı, Ekümenik Patrikliğin dini özgürlüklerini koruyor

Yunan ANA-MPA haber ajansındaki açıklamada ayrıca aşağıdaki cümleler de yer aldı:

Helenik Suçlarla Mücadele Kongresi Eş başkanları: Ekümenik Patrikhaneyi Türk ihlallerine karşı korumak için yeni bir yasama girişiminde bulundu.

Bu iki partili yasa tasarısı Demokratik Kongre Üyesi Carolyn B. Maloney ve Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Gus M. Bilirakis tarafından imzalandı. Tasarının amacı, Türkiye'yi Ekümenik Patrikhane, Rum Ortodoks Hıristiyanlar ve diğer dini azınlıkların dini özgürlüklerini ihlal etmekten sorumlu tutmaktır.

Tasarı hakkında yorum yapan Carolyn Maloney, 2021’de Türkiye ve Ekümenik Patriklik için Din Özgürlüğü Yasası'nın Türkiye'ye Ekümenik Patrikliğin dini özgürlüklerini ihlal etmemesi için anlamlı bir baskı uygulayacağını belirtti.,

ABD'den somut yansımalar olmazsa, Cumhurbaşkanı Erdoğan cezasız bir şekilde faaliyetlerine devam edecek ve Türkiye Rum Ortodoks Hıristiyanlar ile Ekümenik Patrikhane ve diğer dini azınlıklara yönelik dini ayrımcılık kampanyasını sürdürecektir.

Gus Bilirakis; Kongre'nin, Türkiye'yi Özel İzleme Listesine koymanın, Türkiye'deki din özgürlüğü ihlallerinin ön plana çıkarılmasında ve Ekümenik Patrikhane'ye karşı güçlü ve etkili bir araç olacağının ve USCIRF'in tavsiyesi uyarınca ABD Başkanı’nın Türkiye'yi de “Özel İzleme Listesi”ne dâhil etmesi gerektiği duygusunu dile getiriyor.

Başkan (Biden kast ediliyor) USCIRF Yıllık Raporunun Türkiye'yi Özel İzleme Listesine dâhil etme tavsiyesini görmezden gelirse Kongre'ye USCIRF'in tavsiyesini göz ardı etme kararına ilişkin ayrıntılı bir gerekçeyi içeren bir rapor sunmasını isteyeceğiz.

Yunan Amerikan Topluluğu bu girişimden memnun kaldı

Amerikan Helen Enstitüsü (AHI) başkanı Nick Larigakis, “Türkiye'nin Ekümenik Patrikhanesi'ne yönelik sistematik zulmüne ilişkin önceki mevzuatı geliştirmek ve güçlendirmek için Kongre Üyesi Maloney ile birlikte çalışmak ve Türkiye'nin yaptıklarını tanıtmak AHI için bir onurdur. 2021’de Ekümenik Patriklik Din Özgürlüğü Yasası çıkarılmalıdır

AHEPA Başkanı George Horiates ise “Türkiye, azınlık nüfusunun din özgürlüğünü ve insan haklarını cezasız bir şekilde baskı altında tutuyor” dedi.

Yunan Amerikan Liderlik Konseyi'nin İcra Direktörü Endy Zemenides ise “Kongre Üyesi Maloney, Türkiye’nin Ekümenik Patrikliğe yönelik baskısının hem Türkiye'de hem de Ortadoğu’da Hristiyanlığın varlığını tehdit ettiğini uzun zamandır kabul ediyor.

Biden Yönetimi, Kongre Üyesi Maloney'in bu konudaki ilkeli duruşunu takip etmelidir. Ekümenik Patrikliğin din özgürlüğü konusunda da güçlü bir sicile sahip olan Cumhurbaşkanı Biden; Papaz Brunson davasının emsali üzerine gerekeni inşa etmeli ve Hıristiyan azınlıklara yönelik devam eden zulmünün sonuçlarının olacağını Ankara'ya açıklamalıdır" dedi

Görüldüğü üzere önümüzdeki günlerde ABD Kongresi’nde Türkiye aleyhine Sözde Ermeni Soykırımı Tasarısı”ndan da önemli baskılara neden olabilecek bir şekilde “2021 Ekümenik Patriklik Din Özgürlüğü Yasası” önümüze gelecek.

USCIRF’nin açıklanan 2020 yılı raporundaki Türkiye aleyhtarı ifadeler Türkiye Dışişleri Bakanlığı tarafından hemen kınandı ve yok hükmünde sayıldı.

Ekathimerini Gazetesi’nde 12 Mayıs çıkan bir haberin başlığı; “Dışişleri Bakanlığı (ABD’yi kast ediyor) raporu Türkiye'yi Ekümenik Patrikhane ve Ayasofya açısından çarptı” şeklindeydi. Haberin devamında ise zırva mertebesinde yorumlar var.

13 Mayıs tarihli ve çeşitli yerlerde yayınlanan Yunan Haber Ajansı ANA-MPA tarafından çok uzun bir haber paylaşıldı.

Amerika Birleşik Devletleri'nin Türkiye ve Ekümenik Patrikliği lehine sert raporu

Haberde; Heybeliada Ruhban Okulu, Ayasofya ve Kariye Camileri, Patrikhane’nin Statüsü ve Türkiye’de azınlıklara yapılan sözde baskılar uzun uzun anlatılmış.

15 Mayıs’ta ise çeşitli yerlerde yayınlanan bir haberde; “Ankara, ABD'nin Ekümenik Patriklik raporuna sert tepki gösterdi” başlığı dikkat çekiyor.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı, ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan ve "tarafsızlıktan uzak" olarak nitelendirilen "2020 Uluslararası Din Özgürlüğü Raporu"nun Türkiye Bölümü ile ilgili bir açıklama yaptı.

Aynı açıklamada, Türkiye'nin her zaman “çeşitli dinlerden bireylerin barış ve uyum içinde bir arada yaşadıkları” bir sosyal dokuya sahip olduğuna değinildi ve “Ülkemiz, tüm vatandaşlarımızın din ve ibadet özgürlüğünü daha da ileriye taşımak için sadece sözle değil, eylemlerle de gerekli adımları atmaktadır. Aslında 2 Mart 2021'de kamuoyuna açıklanan İnsan Hakları Eylem Planı, din ve vicdan özgürlüğünü korumanın yanı sıra gayrimüslim cemaatlerin temsilcilerinin ve vakıflarının faaliyetlerini daha da güvence altına almaya yönelik hedefler ve faaliyetler belirlemektedir“ şeklinde bir ifade kullanıldı.

2021 Ekümenik Patriklik Din Özgürlüğü Yasası”nı “Kendileri çaldılar, kendileri oynadılar ya da oynayacaklar” şeklinde değerlendirebiliriz. Çünkü bu iki senatör durup durup Türkiye aleyhine ne yapabiliriz peşinde koşmakta…

2021 Ekümenik Patriklik Din Özgürlüğü Yasası” çıkar mı bu bilinemez ama bir gerçek var ki Biden yönetiminde iki NATO üyesi olarak; ticari, siyasi hatta askeri açıdan ortak paydalar bulunsa bile Rum Patrikhanesi, Ekümenizm ve Heybeliada Ruhban Okulu üzerinden başımızı ağrıtacaklar.

Önceki birçok yazımızda değindiğimiz gibi Patrikhane konusu sadece dini bir konu değil. ABD ve Rusya’nın Ortodokslar üzerinden yaptıkları bir bilek güreşi…

 

Yorumlar