Deniz Berktay Deniz Berktay

Ukrayna Erken Parlamento Seçimlerine Gidiyor

22 Mayıs 2019
“ Ukrayna Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin galibi, ünlü komedyen Volodimir Zelenski, pazartesi günü göreve başlama törenindeki konuşmasının son cümlesinde “bombayı patlatarak” parlamentoyu feshedeceğini ve erken seçimlere gidileceğini açıkladı. „
Ukrayna Erken Parlamento Seçimlerine Gidiyor

Deniz Berktay – Kiev

Ukrayna, cumhurbaşkanlığı seçimleri yeni sonuçlanmışken, şimdi de, erken parlamento seçimleri gündemde. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin galibi, ünlü komedyen Volodimir Zelenski, pazartesi günü göreve başlama töreninde yaptığı konuşmasının en son cümlesinde, kaba tabirle “bombayı patlatarak”, parlamentoyu feshedeceğini ve erken seçimlere gidileceğini açıkladı. Zelenski, bu konuşmasının hemen ertesi günü, yani, görevdeki ikinci gününde, parlamentoyu feshettiğine ilişkin kararnameyi yayımladı ve erken parlamento seçimlerinin, 21 Temmuz’da yapılması talimatını verdi.

Böylelikle Ukrayna, siyasi açıdan da sıcak ve hareketli bir yaza giriyor.

21 Nisan’da Ukrayna’da ikinci turu düzenlenen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde rakibi olan o zamanki Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko’nun yüzde 24,5 civarında oy almasına karşılık, siyasi hiçbir deneyimi olmayan Volodimir Zelenski, oyların yüzde 73’ünü almıştı (bu seçim sonuçlarının ayrıntılı analizini, daha önce şu makalede yapmıştık: http://soyledik.com/tr/makale/7861/komedyen-cumhurbaskani-ve-ukraynanin-gelecegi--deniz-berktay.html )

Zelenski’nin seçim başarısı, bir ölçüde, toplumun eski siyasetçilere olan bıkkınlığından, bir ölçüde de, eski Cumhurbaşkanı Poroşenko’ya olan tepkilerden kaynaklanıyor. Başka bir deyişle, Zelenski’nin ikinci turda böyle rekor oranda oy almasında, kendisine duyulan sempati kadar, hatta belki ondan da fazla, başta eski cumhurbaşkanı olmak üzere, eski siyasetçilere duyulan tepkinin etkisi rol oynadı. Ancak, önceki analizlerde de değindiğimiz üzere, Zelenski’nin durumunu hassas kılan, seçim başarısını gölgemeyebilecek birkaç etken var: Bunlardan birincisi, Zelenski, Ukrayna’nın farklı bölgelerinden, birbirinden taban tabana zıt siyasi görüşlere sahip kesimlerden oy aldı. Göreve başladıktan sonra, bir kesime yönelik uygulayacağı politikalar, diğer kesimin tepkisine neden olabilir. İkincisi ve en az bunu kadar önemli olanı da, Ukrayna Anayasası’na göre devlet yönetiminde yetkilerin büyük kısmı, cumhurbaşkanına değil, parlamentoya ait. Cumhurbaşkanının asıl olarak, dışişleri ve savunma bakanları ile, istihbarat teşkilatı başkanını, genelkurmay başkanını ve Merkez Bankası başkanını atama yetkileri bulunuyor, fakat bu atamalarda da, parlamentonun onayını alması gerekiyor. Oysa ki, parlamentoda şu anda Zelenski’ye bağlı bir siyasi parti, mevcut değil. Parlamentoda bir gücü olmadan da, Zelenski’nin ülkeyi gerçek anlamda yönetebilmesi, mümkün olamaz. Buna karşılık, toplumun geneli, ülkedeki olumsuzluklardan, doğrudan doğruya cumhurbaşkanını sorumlu tutuyor ve Ukrayna’da geçmiş cumhurbaşkanlarından sadece birinin (1994-2004 arasında ülkeyi yöneten Leonid Kuçma) iki dönem seçilebildiğini hatırlarsak, ülkenin seçmenin bir liderden ne kadar hızlı vazgeçtiğini görmüş oluruz.

Mevcut parlamento, 2014 yılı sonbaharında yapılan erken parlamento seçimleriyle oluşmuştu ve halihazırda bu parlamento, görevi birkaç gün önce devreden eski Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko’nun etkisi altında. Milletvekillerinin üçte biri, eski Cumhurbaşkanı Poroşenko’nun partisinden. Ancak, şimdiki parlamentoda büyük nüfuzu olan bazı partilerin toplumsal desteklerinin sıfıra indiği, biliniyor; şu anki hükümette koalisyon ortağı olan, fakat kamuoyu desteği yüzde 1’e düşen Halk Cephesi partisi gibi. Dolayısıyla, şu anki parlamento, Zelenski’yle daha şimdiden bazı konularda çatışmaya başlasa da, toplumsal desteğini çoktan kaybetmiş. (Nitekim Zelenski de, Parlamento’yu feshetme gerekçelerinden biri olarak, kamuoyu araştırmalarında mevcut parlamentoya olan güvenin yüzde 4’e düşmüş olmasını gösterdi).

Ukrayna’da olağan parlamento seçimlerinin, bu yılın Ekim ayında yapılması öngörülüyordu. Ancak, yukarıda değindiğimiz şekilde, mevcut parlamentonun pek çok konuda Zelenski’ye engeller çıkartacak olması nedeniyle, Zelenski, ilk fırsatta erken seçimlere gitmeye karar verdi. Bir diğer önemli etken de, Zelenski’nin kurduğu fakat henüz teşkilatlanmasını tamamlamamış olan Halkın Hizmetkarı Partisi, son kamuoyu yoklamalarında, yüzde 43 oranında desteğe sahip. Henüz teşkilatlanmasını tamamlamamış ve programı bile belli olmayan bir partinin bu oranda kamuoyu desteği alması, hiç şüphesiz, Zelenski’nin yarattığı rüzgardan kaynaklanıyor. Ancak, parlamento seçimlerinin Ekim ayında gerçekleşmesi halinde, Zelenski’nin göreve başlamasından, seçimlere kadar geçecek beş aylık sürede, beklentileri karşılayamadığı gerekçesiyle kamuoyu desteğini büyük ölçüde kaybetme riski bulunuyordu. O şartlarda, çok daha örgütlü olan partiler, Zelenski’nin Halkın Hizmetkarı Partisi karşısında büyük başarı elde edebilir ve Zelenski, yine, kendisine muhalif bir parlamentonun karşısındaki güçsüz bir cumhurbaşkanı olarak, kamuoyu desteğini daha da yitirebilirdi. Oysa ki, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yarattığı rüzgar henüz dinmeden Zelenski’nin erken seçimlere gitmesi, ona, parlamentonun da denetimini ele geçirebilme imkanını sağlayacak.

Poroşenko, güç kaybediyor

Ukrayna’nın önceki cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunu kaybedeceği belli olur olmaz yaptığı açıklamada, kendilerinin güçlü bir muhalefet olacaklarını söylemişti. Seçimlerin hemen ertesi günü Poroşenko taraftarı birkaç bin kişinin Cumhurbaşkanlığı binası çevresinde toplanıp gösteri yapması ve Poroşenko’nun, ikinci turda oyların yarısından fazlasını aldığı tek il olan Lviv’e ziyaret düzenleyip teşekkür etmesi, onun bundan sonra, iktidarı kaybetmiş olsa bile, ana muhalefet lideri olma unvanını bırakmama çabasında olduğunu gösteriyordu. Ancak, Poroşenko’nun iktidardan uzaklaşmasıyla birlikte, partisi de, bölünme sürecine girdi. İlk olarak, partisinden milletvekili istifaları başladı. Ayrıca, eskiden Poroşenko.’nun sağ kolu olan Başbakan Volodimir Groysman, seçimlere yeni bir parti kurarak gireceğini açıkladı. Yine, 2014 yılında Poroşenko’nun partisiyle birleşmiş olan dünya eski ağır siklet boks şampiyonu, Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko da, tekrar Poroşenko’nun partisinden ayrılmaya hazırlanıyor. Poroşenko’nun cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Batı Ukrayna’nın milliyetçi kesimlerine hitap eden söylemleri nedeniyle Ukrayna’nın diğer bölgelerinden oy alamaması ve partisinin bölünme sürecine girmesi, onun, ana muhalefet lideri konumunu da elde edemeyebileceğine ve giderek, Batı Ukrayna’nın bir kısmından destek alan küçük bir parti liderine dönüşebileceğine işaret ediyor.

Ukrayna’da seçmenin son tercihleri

Ukrayna’da birkaç gün önce üç kamuoyu şirketi tarafından gerçekleştirilen son kamuoyu yoklaması, seçmenin yüzde 70’inin, erken parlamento seçimlerini desteklediğini ortaya koydu. Yine aynı araştırmaya göre, katılanların yüzde 43,8’i, oyunu Zelenski’nin Halkın Hizmetkarı Partisi’ne vereceğini söylerken, yüzde 10,5’i, Rusya yanlısı bir çizgideki Muhalefet Platformu-Hayat İçin oluşumunu, yüzde 7,3’ü ise, eski başbakanlardan Yuliya Timoşenko’nun Anavatan Partisi’ni destekleyeceğini söylemiş. Eski Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko’nun partisi olan Petro Poroşenko Bloğu’na oy vereceğini söyleyenlerin oranıysa, yüzde 8,8. Fakat uzmanlar, bu ankette, Başbakan Groysman’ın kuracağı yeni partinin yer almadığını, dolayısıyla seçime kadar Poroşenko’nun desteğinin daha da azalabileceğini söylüyor.

Görüldüğü üzere, şu an itibariyle dengeler, tamamiyle Zelenski’nin lehine. Seçimlerin yapılacağı 21 Temmuz’a kadar beklenmedik bir gelişme olmadığı takdirde, Zelenski, yarattığı bu rüzgar dinmeden parlamentoyu da ele geçirebilir. Ukrayna’da Zelenski dönemi de, asıl o zaman başlar.

Yorumlar