Metin Edirneli Metin Edirneli

Not Defteri: 1-9 Eylül

03 Eylül 2018
Not Defteri: 1-9 Eylül

1 Eylül 1897: Türkçe bir gazete olan Sada, Bulgaristan’ın ikinci büyük kenti olan Filibe’de yani Plovdiv’de yayınlanmaya başladı. 
1 Eylül 1905: Türkçe bir gazete olan Tuna, Bulgaristan’ın Tuna kıyısındaki bulunan ve Romanya’ya geçiş noktalarından biri olan Rusçuk’ta yani Ruse’de yayınlanmaya başladı.
1 Eylül 1888: Dobruca’da Türkler ilk gazeteleri olan Dobruca gazetesini, Türkçe ve Romence olarak çıkarmaya başladı.
1 Eylül 1913: İskeçe geri alındı. 31 Ağustos 1913’de Batı Trakya’ya Geçici Hükümeti’ni ilan edilişinin hemen ardından harekete geçen güçler, bir gün sonra İskeçe’yi geri aldı.
1 Eylül 1921: Türkçe bir gazete olan Koca Balkan, Bulgaristan’ın ikinci büyük kenti olan Filibe’de yani Plovdiv’de yayınlanmaya başladı.
1 Eylül 1922: Türkçe bir gazete olan Terbiye Ocağı, Bulgaristan’ın Eskicuma yani Tırgovişte kentinde yayınlanmaya başladı.
1 Eylül 1939: İkinci Dünya Savaşı başladı. Nazi ordularının Polonya’ya saldırmasıyla insanlık tarihinin en kanlı, en yıkıcı savaşlarından biri ve yaklaşık 6 yıl süren İkinci Dünya Savaşı, başka bir söylemle İkinci Paylaşım Savaşı başlamış oldu. Bir savaşta ilk defa askerden çok sivilin öldüğü ve yine ilk defa atom bombasının kullanıldığı savaşta yaklaşık 60-65 milyon arasında insanın yaşamını yitirdiği tahmin edilmektedir.
2 Eylül 1997: Türkçe bir gazete olan Ekspres Önder, Batı Trakya’da yer bulunan İskeçe’de çıkarılmaya başlandı. İngilizce ve Yunanca ekleri de bulunan gazetenin ilk sayısının basımı İngiltere’de gerçekleştirilmiş, dağıtımı ise İskeçe’de yapılmıştır.

3 Eylül 1913: Batı Trakya Cumhuriyeti Milli Marşı’na kavuştu… Batı Trakya Hükümeti’nin kurulmasının ardından devlet olmanın gerekleri konusunda her türlü adım atılır. Devletin varlığını ortaya koymada ve Milli kimliği oluşturmada en önemli unsurlardan biri olan “Milli Marş” için harekete geçilir. Sözlerini Süleyman Askeri Bey’in yazdığı şiir, “Milli Marş” olarak kabul edilir:

Ey Batı Trakyalı asil Türk çocuğu ne mutlu sana,
Sen hayat verdin kanınla millî kurtuluş savaşına.
Yüce kahramanlığın nakşedildi cihanın her yanına,
Selam duruyor milletler senin şu millî bayrağına.
Bastığın şu yerler senin şanlı şehitlerinle dolu.
Düşmanlar taciz edemez yüce kahramanların ruhunu.
Şanlı şehitlerin sarılmış kurtuluş bayrağına,
Bu ne ulvi şereftir gömülmek ecdad toprağına.
Yurtta hürriyetin, istiklâlin rüzgârı esiyor,
Kahraman mücahitler şu pis esareti deviriyor.
Bu şanlı millî istiklâl savaşından asla dönülmez!
Karşımıza çelik ordular da çıksa, bizi ürkütemez!
Biz, millî istiklâl için Meriç’i, Karasu’yu aştık,
Bütün müstevlileri ezerek, yenerek hedefe ulaştık.
Balkanlarda şanlı bir cumhuriyet çığırını açtık,
İlk defa hürriyet meşalesini biz yaktık.
Bu bayrak dalgalanacak, cumhuriyet yaşayacak!
Karşımızdaki düşmanlar bizden ürküp kaçacak!
Binlerce yıl hür yaşayan bir milletin torunlarıyız,
Şu steplerin kurdu, arslanı, göklerin kartalıyız.
Mücahitlerin hamlesi her zaman fırtınalar andırır,
Savaşta heybetimizin dehşetinden düşmanlar bayılır.
Batı Trakya Cumhuriyeti yaşayacak, yaşayacak!
Terakkimizin karşısında milletler şaşıracak!
Ey şirin Batı Trakya! İşte nihayet esaretten kurtuldun,
Ey düşmanlar! Sanmayın savaşlardan bu millet yorgun.
Cumhuriyetin yüce bayrağı her an bu yurtta dalgalanacak,
Su bütün Batı Trakyalılar kıyamete kadar hür yaşayacak!

4-11 Eylül 1919: Sivas Kongresi gerçekleştirildi... Erzurum Kongresi’nde açık olarak çizilmeyen sınırlar belirlendi. Batı Trakya, daha önce elden çıkmış olduğu için Milli Mücadele hedefinin içine alınmadı. Ancak bu, daha çok Bulgaristan'ın siyasi desteğini almak ve konuyu Kurtuluş Savaşı sonunda çözüme kavuşturmak üzere alınmış bir karardı.

4 Eylül 1938: Türkiye ile Romanya arasında antlaşma göç antlaşması imzalandı... İki ülke arasında imzalanan göç antlaşması ile Türklerin göçü bir kurala ve düzene bağlandı. Aslında Romanya’dan 1923-1938 yılları arasında da yoğun göç yaşanır. Yapılan araştırmalara göre bu dönemde 113.700 kişi Türkiye’ye göç eder. İkili ilişkilerde çok iyi bir dönemin yaşandığı Romanya’dan kaynaklanan göçlerin temel nedeni öncelikli olarak Türkiye’nin nüfus politikaları olmuştur.

6 Eylül 1885: Şarki Rumeli Vilayeti tarih oldu… Merkezi Filibe yani Plovdiv olan Şarki Rumeli Vilayeti Bulgar Prensliği tarafından ilhak edildi. Bu gelişme üzerine daha önce Doğu Rumeli yönetimini tanımış olan Rodoplardaki Müslümanlar yani Türkler, bu oldu bittiyi protesto ederler. Bölge ileri gelenleri, verdikleri muhtıra ile Padişaha bağlı olarak kalacaklarını, başka bir yönetimin emri altında asla yaşayamayacaklarını bildirirler. Ayrıca bu amaca ulaşmak için sonuna kadar savaşacaklarını da yine açıkça ifade ederler. Talepleri kabul edilir.

6 Eylül 1915: İstanbul ile Sofya arasında yakınlaşma… Osmanlı İmparatorluğu ile Bulgaristan arasında zorunlu yakınlaşma. Osmanlı Devleti ile Bulgaristan arasındaki sınır yeniden düzenlendi. Bab-ı Ali, Bulgaristan’ın Osmanlı Devleti’nin yanında savaşa girmesi için toprak tavizinde bulundu.

6 Eylül 1967: Batı Trakya’da yeni bir gazete… Türk azınlık tarafından çıkarılan Azınlık Postası adlı gazete Gümülcine’de yayın hayatına başladı.

7 Eylül 1529: Budin Kalesi fethedildi… 10 Mayıs 1529'da Kanuni Sultan Süleyman olduğu halde sefere çıkan Osmanlı Ordusu, 3 Eylül 1529'da Budin'i kuşatır ve 7 Eylül'de de teslim alır. Ardından da Viyana’yı ele geçirmek için harekete geçer.

7 Eylül 1566: Zigetvar Kalesi fethedildi… 1 Mayıs 1566’da Kanuni Sultan Süleyman başında olarak harekete geçen Osmanlı Ordusu, 5 Ağustosta kaleyi kuşatmış ve zorlu çatışmalardan sonra 7 Eylülde kaleyi ele geçirmiştir. Ancak padişah bu süreçte yaşamını yitirmiş olduğundan zaferi görememiştir.

7 Eylül 1940: Bulgar-Romen dostluk antlaşması imzalandı… Romanya ve Bulgaristan arasında imzalanan Krayova Antlaşması ile Güney Dobruca yani Pazarcık ve Silistre Bulgaristan’a terkedildi. Bulgaristan böylece 10 Ağustos 1913’te İkinci Balkan Savaşı’ndan sonra Romanya’ya bırakmak zorunda kaldığı Güney Dobruca’ya kavuşmuş oldu.

9 Eylül 1906: Makedonya’da kanlı hesaplaşma… Temelde kiliseler savaşı olan Makedonya sorununda en kanlı günlerden biri yaşanır. Rum çetesinin saldırısı sonucu Smilevo köyünde 12 Bulgar ölür.

9 Eylül 1922: Macera sona erdi... 15 Eylül 1919’da Yunan Ordusu’nun İzmir’i işgaliyle başlayan Anadolu macerası, yine aynı noktada acı bir şekilde noktalanır. Emperyalizmin kışkırtmasıyla Megali İdea hayali peşinde koşan Yunan Ordusu, Mustafa Kemal Atatürk’ün komutasındaki Türk Ordusunun 30 Ağustosta başlattığı Büyük Taarruz karşısında büyük bir hezimete uğrar. 9 Eylül 1922’de, daha önce gösterişli bir şekilde karaya çıktığı noktadan, perişan halde denize dökülür.

9 Eylül 1944: Bulgaristan’da rejim değişikliği… İkinci Dünya ya da diğer adıyla İkinci Paylaşım Savaşı’nın sonuna doğru Sovyet Ordularının Bulgaristan’a girmesiyle iktidar el değiştirir. İlk anlarda büyük bir özgürlük ortamı ve heyecanı yaratan değişim, 1946’dan itibaren partinin mutlak güç olmasıyla birlikte, amacından uzaklaşır ve parti diktatörlüğüne dönüşür. Artık tek doğru ve mutlak güç partinin kendisidir. Bunun etkileri kısa sürede görülür. Meydana gelen parti diktatörlüğünde toplumdan istenen tek şey, sadece ve sadece alınan kararlara uyması, verilen emirlere itaat etmesidir. Bu süreçten Türkler ve Müslümanlar da aynı şekilde etkilenir. Sofya, 27-28 Aralık 1944’de toplanan Vatan Cephesi Milli Komitesi tarafından düzenlenen “Bulgaristan Türk Azınlığı Konferansı”nda gündeme getirilen eğitim, vakıf ve dini talepleri dikkate almaz. Bunun yerine yeni rejim, kendi politikalarını uygulamaya koyar. 27 Eylül 1946’da Bulgaristan Meclisinde alınan bir kararla Türk okulları devletleştirilir. Bunu diğer kültürel ve sosyal sınırlamalar izler.

Yorumlar