Ceyhun Bozkurt Ceyhun Bozkurt

Zeytin Dalı Harekâtının Görünmeyen Kahramanları

10 Mart 2018
Zeytin Dalı Harekâtının Görünmeyen Kahramanları

Bugünlerde 18’inci yıla gireceğim gazetecilik hayatım boyunca en çok karşılaştığım sorulardan biridir, “bu haberleri nereden buluyorsunuz” sorusu. Mutlaka birçok meslektaşımın da karşısına çıkan bir sorudur bu. Genelde çok detaya, isim, cisim belirtmeden haber alma süreçlerini anlatarak insanların kafasındaki soruyu yanıtlamaya çalışırım. Ama bu sorulara yanıt verirken daima bir ek yapma ihtiyacı hissederim: “Bazen sokaktaki insandan da çok güzel bilgiler, çok önemli hatırlatmalar gelir, biz de bunun üzerine de haber/makale yazarız.” Dün böyle bir şey yaşadım.

Sosyal medya hesabımdan Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili bir paylaşım yapmıştım. Sonuçta, Afrin bölgesi gibi zor bir coğrafyada 48 gün gibi kısa bir sürede TSK gerçekleştirmesi kolay olmayan bir ilerlemeyi kaydetmiş, PKK’lıların 6 ay dayanır dediği Cinderes, 24 saatte teröristlerin işgalinden kurtarılmıştı. Ben de paylaşımımda şunu belirtmiştim: “Mehmetçik'in 48 günde Afrin bölgesi gibi zor coğrafyada başardığını dünyada çok az ordu yapabilir. Birilerinin yıllardır PKK/PYD eliyle yaptığı tahkimat birer birer yıkılıyor. Bunu anlamak için Zeytin Dalı Harekatı'nın 2'nci günü ile 48'inci günü haritasına bakmak bile yeterli.”

Mesajımda sözünü ettiğim iki günün harekat haritalarını paylaştım. İşte bu paylaşımım sonrası bir takipçim çok önemli bir hatırlatma yaptı. Mesajı aynen şuydu: “Görünmez kahramanlar Türk istihbaratının da hakkını yemeyelim.”

Açık söyleyeyim, bilgimiz dahilinde olan ama bir türlü yazmayı fırsat bulamadığımız bu isimsiz kahramanlarımızı hatırlatma görevi okuyucularımıza düşmüştü. Haklıydılar hem de çok haklı… Zeytin Dalı Harekatı askeri harekatın yanı sıra aynı zamanda ciddi bir istihbarat harekatıydı. Harekattaki başarıda, sahada göremediğimiz o isimsiz MİT personellerinin de katkısı büyüktü. Bunu yazmak, o isimsiz kahramanların yaptıklarını anlatmak, bizlerin göreviydi.

Madde Madde İstihbarat Katkısı

Bilindiği gibi Suriye, Irak sahasında sadece askeri özel unsurlarımız değil MİT’in Dış Operasyonlar Başkanlığı'na bağlı personeller de görev yapıyor. Bu personeller yurt içi ve yurt dışında çok ciddi bir hazırlık ve operasyon görevi icra ediyor. Bu görevleri tek tek ele aldığımızda öncesinde Fırat Kalkanı, şimdi de Zeytin Dalı Harekatı’ndaki başarı daha da bir anlam kazanıyor. Örneğin;

- Harekatta Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komuta ettiği ÖSO unsurlarının belirlenmesi ve eğitiminde MİT Dış Operasyonlar Başkanlığı önemli bir görev üstleniyor. Burada eğitilen ÖSO unsurlarının bölgeye sevk edilmesi, yönlendirilmesi ve orada TSK ile iletişim kurmaları gibi konularda MİT personelleri öne çıkıyor.

- Önceden bölgeye sızan MİT personelleri gerek kendi gözlemleri gerek saha istihbaratı üzerinden aldıkları bilgileri merkeze aktarıyor. Bu bilgiler harekat planlaması için büyük önem arz ediyor. Terör örgütünün nerelerde yığınaklanma yaptığı, kullandıkları silahlar, kurdukları kirli ilişkiler ağı ve destekçilerinin kimler olduğunun bulunması gibi konularda MİT Dış Operasyonlar Başkanlığı personeli özverili bir çalışma yürütüyor.

- Özellikle yerleşim alanları ve büyük meskun mahallerde bulunan sivillerin durumu, yerleri vs. konularında da istihbarat personelinin gönderdiği bilgiler harekatın meşruiyeti açısından çok önemli. Gelen bilgiler sayesinde operasyonda siviller zarar görmüyor, pusuda bekleyen Türkiye düşmanlarının eline koz verilmiyor.

- Yine MİT’in Sinyal İstihbaratı Başkanlığı ile Elektronik-Teknik İstihbarat Başkanlığı’nın ulaştığı bilgiler analiz ediliyor ve bu sayede terör örgütünün iletişim ağı üzerinde ciddi bir hakimiyet kurulmuş oluyor.

Bu yazdıklarım belki de buzdağının görünen yüzü. İstihbarat personelinin Türkiye’nin bekasını ilgilendiren bu mücadelede katkısını anlatmak için belki kitaplar yazılabilir. Ancak onlar her zaman olduğu gibi gizli kalmayı ve isimsiz kahraman olmayı tercih ediyorlar. Yine de millet olarak aynen askerimiz ve polisimize verdiğimiz hakkı, bu zorlu günlerde istihbarat personelimize de vermemiz gerekiyor. Önceki yazılarımda terörle mücadelede bilginin önemine vurgu yapmıştım. İşte o bilginin ana kaynaklarından biri olan ve Türkiye’nin bekası için mücadele eden tüm istihbarat personelini selamlıyorum. Allah bütün askerimizin, polisimizin, istihbarat personelimizin yardımcısı olsun…

 

Yorumlar