Ersin Dedekoca Ersin Dedekoca

BDDK’dan Bankalar Lehine Sermaye Enjeksiyonu

16 Temmuz 2017
BDDKdan Bankalar Lehine Sermaye Enjeksiyonu

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), bankaların alacak karşılığı edinip elden çıkaramadığı varlıkların hesaplamasında değişikliğe gitti. BDDK böylece, bankaların alacak karşılığı edinip de üç yılda elden çıkaramadığı emtia ve gayrimenkullerin, “çekirdek sermaye” hesabında kullanımını, “bankalar lehine” yeniden düzenledi.(1)

Değişikliğin İçeriği

BDDK’un hazırladığı, "Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik", 11 Temmuz tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Söz konusu Yönetmeliğe göre, 5 Eylül 2013 tarihli ve 28756 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmelik”in 9'uncu maddesinin sekizinci fıkrasının "b" bendi yürürlükten kaldırıldı.

Yapılan bu değişiklikle, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na ilişkin yukarıda anılan Yönetmelik’in 9/b maddesindeki :

"Kanunun 57'nci maddesinin birinci fıkrasındaki sınırı aşan tutarlar ile bankaların alacaklarından dolayı edinmek zorunda kaldıkları ve aynı madde uyarınca elden çıkarmaları gereken emtia ve gayrimenkullerden edinim tarihinden itibaren beş yıl geçmesine rağmen elden çıkarılamayanların net defter değerlerinin ana sermaye ve katkı sermaye toplamından indirileceği"

hükmü yürürlükten kaldırılmış olmaktadır.

Değişikliğin Olası Etkileri

Söz konusu değişikliğin başat sonucu, bankaların “sermaye yeterlilik rasyosu” hesabında görülecektir. Şöyle ki, bankaların gereksinimleri veya geri ödenemeyen kredilerin güvencelerinin riskten düşülmesi amacıyla edindikleri veya edinecekleri taşınmaz ve emteaların net defter değerlerinin “özkaynaklar” hesabında düşülmemesi nedeniyle, anılan oranı arttırıcı etkisi olacaktır.  

Sermaye yeterlilik rasyosunun yüksekliği de, bir banka için daha fazla kredi, daha fazla yükümlülük üstlenimi anlamına gelmektedir. Bunun yanında da, takılmış, geri ödenmeyen krediler ve kredi teminatı olan taşınmazların edinimi nedeniyle sermaye yeterliliği bozulan bankalara da, “kaydî” bir sermaye olanağı ve bu yolla da anılan oranın yeterli seviyeye yükseltilmesi imkânı tanınmış olmaktadır.

TEB Yatırım’ın konu ile ilgili yaptığı açıklama, “Yaptığımız hesaba göre, bu kuralın kalkmasıyla Halkbank ve Vakıfbank’ın sermaye yeterlilik rasyoları, sırasıyla, 12 ve 11 baz puan artış gösterebilir'' şeklinde oldu. Albaraka da söz konusu kararın olumlu yönde etki göstereceğini, sermaye yeterlilik rasyosunun 21 baz puan artış göstereceğini belirtti.(2)

Bu bağlamda vurgulanması gereken bir diğer diğer konu da, ülkemizdeki ilk Bankalar Kanunu’ndan başlamak üzere tüm bankacılık mevzuatında bankalar, likiditeyi yüksek tutmak konusunda özendirilmişler ve yaptırımlı sınırlamalara tabi tutulmuşlardır. Bu konuların başında da, ihtiyaçları nedeniyle satın alacakları ve alacakları nedeniyle edinecekleri (belli bir süre içinde elden çıkarma zorunluluğu) taşınmaz edinimleri konusundaki sınırlamalardır. Yapılan değişiklik, mevduat yükümlülüğü ve kredi alacağı dengesini korumaya ve bankaları ticaret, sanayi ve yatırımların finansmanı konularına sevk etmek amacına yönelik bu mevzuatın temelden değiştirilmesi anlamına gelmektedir.

Değişikliğe Tepkiler

CHP İzmir Milletvekili ve Ekonomist Selin Sayek Böke, BDDK'nın gerçekleştirdiği değişikliği eleştirerek, Twitter hesabından şu ifadelere  yer verdi: "Türkiye AKP iktidarı tarafından dünyadan kopartılmaya devam ediliyor. Bugün de bankacılık sistemi uluslararası kurallara veda etti. BASEL bitti. Resmi gazetede yayımlanan değişiklikle bankaların özkaynak hesaplamaları değişti. Olmayan varlıklar hesaba dahil edilecek. Bankaların özkaynakları sanal olarak arttırılacak. Resmi gazetede yayınlanan, bankaların bilançoların makyajlanması gerekliliğinin itirafı! Güven yoksa ekonomik sistem altüst olur! Uyarıyoruz: Finansal sistemi bozarsanız tüm ekonomiyi alt üst edersiniz."(3)

Eski Hazine Müsteşarı ve CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak da, BDDK’nın yaptığı değişikliği sert ifadelerle değerlendirdi. Öztrak, Twitter’da eleştirisini şu sözlerle ifade etti: "BDDK, bugün yayımladığı tek maddelik düzenlemeyle bankaları ‘banka’ olmaktan çıkarıp, ‘emlakçı’ haline getirecek adımı attı. BDDK bu düzenlemeyle bankaların elindeki gayrimenkullerin özkaynaklarının yüzde 50'sini aşmama sınırını kaldırdı. BDDK, sorunlu krediler nedeniyle bankalara devredilen ve beş yıl içinde satılamayan gayrimenkullerin özsermayeden düşülmesini de kaldırdı. BDDK'nın bu düzenlemesi bankaların sorunlu konut kredileri nedeniyle sıkıntı yaşadığı algısını pekiştirir. Kaş yapayım derken göz çıkarır. Batık krediler nedeniyle en fazla gayrımenkul portföyü anlaşılan kamu bankalarında. Kamu banka bilançolarına makyaj."(4)

Sonuç Yerine

Ülkemizdeki bankacılık mevzuatı gelenekleri ve uluslararası standartların dışında yapılan bu değişikliğin, ekonomik bir temel yerine, palyatif ve korumacı niteliği öncelediği, hemen yapacağımız değerlendirme olacaktır. Kararın alınmasında etkin olan bir diğer faktörün de, Ankara’nın, mevduat-kredi faizlerinin düşürülmesi isteğine karşı sunulmuş bir “tatlandırıcı” olduğunu söyleyebiliriz. Bu tahmini güçlendiren gelişme, kararın hemen akabinde bankaların mevduat faizlerini 1-2 puan arasında düşürmeleri olmuştur.

Yapılan değişikliği, bankacılık işlevini zedeleyici, liberal olmayan, acele yapılmış ve kısa vadeli bir düzenleme olarak görmekteyiz.  

(1): “Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”,BDDK,RG,11.07.2017/30121, http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2017/07/20170711-5.htm (14.07.2017)

(2): “Bankalardaki Yüzde 50 Gayrimenkul Sınırı Kaldırıldı”,Emlâkdanismanlari.com, http://www.emlakdanismanlari.com/yeni-imar-yonetmeligine-gore-ifraz-ve-tevhit-6576.html (16.07.2017)

(3): https://twitter.com/politikyol/status/884832698048622592(15.07.2017)

(4): https://twitter.com/faikoztrak/status/885443597633548288(15.07.2017)

 

Yorumlar