Ersin Dedekoca Ersin Dedekoca

Çin- Kuzey Kore İlişkileri ve Geleceği

08 Mayıs 2017
Çin- Kuzey Kore İlişkileri ve Geleceği

Çin Kuzey Kore’nin en önemli müttefiki, en büyük ticaret ortağı ve gıda, enerji konularında temel tedarikçisidir. Bu olgunun yanında ayrıca, K.Kore lideri Kim Jong-un’un iktidarda kalması  ve mevcut rejime karşı uluslararası boyuttaki sert yaptırımları önlemek için azami desteği vermektedir.  Anılan desteğin başat amacı, mevcut rejimin sürmesi ve bu sayede de, iki ülke arasındaki yaklaşık 870 mil uzunluğundaki sınırdan göçmen akımına engel olmaktır.

Öte yandan K.Kore’nin 9 Eylûl 2016’da, tüm uluslararası taleplere ve BM Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlılığına karşın beşinci nükleer testini gerçekleştirmesi, bu ülkeyi üçüncü ülkelerin kınamasına ve nükleersizleştirme isteklerine karşı sürekli olarak koruyan Çin’i güç durumda bırakmıştır.1 Bilindiği konu, ABD Başkanı Trump ile Çin lideri arasında yapılan görüşmelerde de ele alınmış ve Trump için uyarıya konu olmuştur.2  

Aşağıdaki çalışmanın amacı, Çin-K.Kore ilişkilerini eko ve jeo politik pencereden incelemek amacına yönelik olarak ele alınması ve ilişkilerin, günümüz global dengeleri içinde geleceğini öngörme bağlamında çıkarımlar sağlama olmuştur.

K.Kore’nin Uluslararası Algısı

Bilindiği gibi K.Kore 1993 yılından bu yana, yani Nükleer Silâhlardan Arınma Anlaşması’ndan ayrıldığını duyurmasından sonra, izole edilmiş K.Kore’yi nükleerden arındırmak için uluslararası camia büyük çaba göstermiştir. Bu bağlamda, ABD, Japonya, G.Kore, Çin, Rusya ve K.Kore arasında (2003-09) yapılan ve “altlı görüşmeler” adı verilen çalışma önemli yer tutmaktadır.3

Kuzey Kore'nin kurucu lideri Kim Song Il'in ardından ülkenin lideri oğlu Kim Jong Il oldu. Aralık 2011'de Kim Jong II'nin ani ölümünden sonra sıra mevcut lider Kim Jong un'a geldi. Bazı ekonomik ve tarımsal reformları hayata geçirmesiyle birlikte, insan hakları konusundaki uygulamaları ve muhaliflerine uyguladığı sert baskılar ile, ülkenin devam eden nükleer testleri ve füze teknolojisi geçiştirdiği yolundaki bilgiler, kendisinin uluslararası ölçekte tepki almasına yol açmıştır. Üstüne üstlük 2017 Şubat’ında üvey kardeşinin ölümünde payı olduğuna ilişkin şüpheler, Malezya’dan Çin’e kadar tüm ülkelerin endişesinin K.Kore ve liderine yönelmesine yol açmıştır. Ülkede yaşanan insan hakları konusundaki ihlâller nedeniyle Jung un’u hedef alan ilk “kişisel yaptırım” kararı, Birleşik Devletler’deki Obama yönetimi döneminde Haziran 2016’da alınmıştır.4 Doğaldır ki, K.Kore’nin bu tehdit algısını en derin hisseden ülke G.Kore ve lideri Park Geun-hye olmaktadır.

Ana Hatları ile K.Kore Ekonomisi

Emekçiler Partisi kongresini 36 yıldır ilk kez (kuruluşundan bu yana 7nci.) Mayıs 2016’da toplayan; tüm taşınmaz mülkiyeti ve büyük ölçekli ticari kuruluşların sahipliliği kamuya ait; tarıma elverişli topraklarının payı sadece yüzde 14 olan; dış ticaretinde önemli ölçüde Çin’in taraf olduğu; enerji tedarikini Rusya ve Çin’den yapan K.Kore ekonomisinin boyutlarını:

 24.8 milyon nüfus (bunu yüzde 60’ı kırsalda yaşamaktadır); 28 milyar $(satın alma gücü paritesine-SGP göre 40 milyar $) GSMH; kişi başı geliri (SGB’ne göre) 1.800 $; 4.2 milyar.$ ihracat ve 4.8 milyar $ ithalât; ağırlıklı olarak Japonya ve Çin’de yaşayan göçmen nüfusunun 100 bin’in üzerinde; işsizlik oranı yüzde 25; dış borçları 5 milyar $ olarak sıralayabiliriz.5

Ülke ekonomisine daha yakından bakıldığında, 1990’lardan bu yana uluslararası bir izolasyon ve yaptırımlara muhatap olmasına karşın, hayret uyandıracak bir değişim ve canlılık işaretleri gösterdiği gözlenmektedir. Bu bağlamda, beş yıl önce yönetime gelen Kim Jong-un ve parti yetkililerinin koruma ve desteği ile tüccar ve girişimci sınıfının giderek geliştiği belirtilmektedir. Ekonomik canlılığın göstergesi olarak da, önceleri boş olan caddelerdeki araçlar ile, inşaat faaliyetlerindeki artma gösterilmektedir.5  1990’ların ikinci yarısından bu yana yaşanan gelişmelerle, ülke ekonomisinde özel sektör payının yüzde 30-50 arasına çıktığı (bu oranın, Polonya ve Macaristan’ın Sovyet bloğunun çöküşünden hemen sonraki durumu yansıttığı); keza, 25 milyonluk nüfusun yaklaşık 1.1 milyonu, perakende satışçı veya yönetici olarak özel kesimce istihdam edilmekte olduğu tahmin edilmektedir.6

Ülkedeki değişimin başlangıcını 1990’lara kadar götürebiliriz. Anılan başlangıç, o tarihte lider olan Kim Jin-hee’nın, sel ve su baskını, kuraklık ve dağılan SSCB’nin sona eren yardımlarının neden olduğu sıkıntılardan (bu sıkıntılar sırasında 2 milyon kişinin öldüğü bilinmektedir), öncelikle gıda konusundaki “karne “ uygulamasını kaldırmasıyla tetiklenmiştir. Söz konusu değişim/dönüşüm, sonraki lider Kim Jong-il (şimdiki liderin babası) döneminde de sürdürülmüş; 2011’den bu yana da  Kim Jong-up tarafından da, daha iddialı şekilde devam ettirilmektedir. Jong-up, özel girişimcilerin büyümesine fırsat tanımakta, sosyalist sistemin G.Kore’nin kapitalist sistemine üstün geldiği yolundaki “algı yanılmasını” kırmaya çalışmaktadır. Bu tür gelişmelerin de, aylık asgari yaşam maliyetinin yaklaşık 60 $ olduğu ülkede, merkezi yönetimin toplum üzerindeki baskısını zayıflattığı çıkarımı yapılmaktadır.7

Çin- K.Kore İlişkilerinin İncelenmesi

Çin’in K.Kore’yi desteklemesi, 1950-53 yıllarındaki Kore Savaşı’na, Çin silahlı güçlerinin Kore Yarımadası’na, yardım amaçlı girmesine kadar gitmektedir. Anılan savaştan bu yana Çin’in ekonomik ve politik desteği, liderler: Kim il-sung (1948–1994), Kim Jong-il (1994–2011), ve Kim Jong-un     (2011–) dönemlerinde sürmüştür.8

İki ülke ilişkilerinde ilk gerginlik, K.Kore’nin Ekim 2006’da nükleer silah denemesi ve bunun üzerine Çin’in, BMGK’nin 1718 sayılı kararı ile konulan yaptırımlara destek vermesi ile yaşandı.9 Böylece ilişkilerde, diplomasiden cezalandırmaya yönelik bir değişimin işaretleri gelmeye başladı. Keza aynı eleştiri, K.Kore’nin en son 9 Eylûl 2016’de gerçekleştirdiği beşinci nükleer denemeden sonra da yapıldı. Ancak bu tür “gergin” nitelikli  gelişmelere karşın, Çin’in Pyongyang ile ilişkileri en geniş yelpaze içinde devam etmektedir.10

Bunun yanında Çin, K.Kore’yi insan hakları ihlâlleri konusunda oldukça sert eleştiriler getirerek, cezalandırılmasını isteyen Şubat 2014 tarihli BM’in raporunu eleştirmiş ve uluslararası yaptırım taleplerine şiddetle karşı çıkmıştır. Bu bağlamda Çin, BMGK’inin Aralık 2014 ve 2015 tarihli toplantılarını bloke etmiştir.11

İki ülke arasındaki ticaret sürekli bir şekilde artmaktadır. Şimdilerde ikili ticaretin hacmi 6.86 $’a ulaşmıştır. Bir diğer anlatımla ikili ticaret hacmi, 2000 yılına göre on kat büyümüştür. Söz konusu çarpıcı gelişmeyi aşağıdaki grafikte daha net izleyebiliriz:

Kaynak : CFR, The China–North Korea Relationship

Çin K.Kore’nin en büyük gıda ve enerji sağlayıcısı olup, ülkenin toplam dış ticaret hacminin yüzde 90’ını temsil etmektedir.

Ancak zaman zaman Pekin’in, sınırlı da olsa bazı ticari sınırlamalar ile Pyongyang’ı sıkıştırdığını da görmekteyiz. Örneğin Şubat 2017’de K.Kore’den yaptığı kömür dışalımını geçici olarak durdurmuştur. Bunu, uluslararası yaptırımlara Çin tarafının ufak bir katkısı olarak da değerlendirebiliriz. Keza Nisan 2017’de, Çin’in yarı resmi gazetesi The Global Times’ın, K.Kore’ye petrol ihracatının yasaklanması önerisi de Pekin’in, “sabrımı taşırıyorsun” mesajı olarak görülebilir.12

Pekin aynı zamanda K.Kore’ye gıda ve enerji konusunda “doğrudan yardım” da yapmaktadır. 1995’den bu yana Çin, Japonya, G.Kore ve ABD tarafından, ülkenin toplam gıda yardımı sağlanırken, 2009 yılından sonra, Çin dışındaki ülkelerin yardımları oldukça azalmıştır.

Çin yönünden Kore Yarımadası’daki istikrar hayati önemdedir. Pekin K.Kore’yi, kuzey doğu sınırında, G. Kore ile arasında bir yastık olarak görmekte ve G.Kore’ye konuşlanmış  ABD’nin 29 bin asker ve savaş gemisi için güvenlik unsuru olarak değerlendirmektedir. Gerçekten Çin liderlerinim Kim Jong-un rejimi için bir sempatileri olmadığı gibi, iki Kore’nin Seul başkenti altında birleşmeleri kâbusunu da yaşamak istememektedirler.13 Diğer yandan, bölgedeki istikrarsızlığın bir sonucu olarak yüzbinlerce Kuzey Koreli göçmenin sınırı geçerek Çin’e geçmeleri de, Pekin yönünden ayrı bir risk unsuru olarak durmaktadır.

Çin’in kuzey konusundaki “istikrarı koruma” özeni, Kuzey-Güney Kore arasındaki ilişkiler için de önemli durmaktadır. Bu nedenle, Çin lideri Xi Jinping’in, K.Kore’ye henüz biz ziyaret yapmamasına rağmen,  çeşitli kereler G.Kore başkanı Park Geun-hye’yi ziyaret etmesi veya kabul etmesi, Pekin’in yarımadadaki barış konusunda gösterdiği hassasiyete işaret etmektedir. Böylesi bir özenin, 1961 tarihli “Çin-K.Kore Dostlu, İşbirliği ve Karşılıklı Yardım Anlaşması” na karşın gösterilmesi, bu konuda Pekin tarafının yarımadayı, “realist pencereden” değerlendirdiğini göstermektedir.14

K.Kore Bağlamında Çin-ABD İlişkileri

ABD’nin K.Kore’ye yönelik politikası uzun yıllardır, ekonomik yardım, diplomatik kazançlar ve ilişkilerin normalleştirilmesi karşılığında, Pyongyang’un nükleer silah programını terk etmesini  talep etmek şeklinde olmuştur.  Ancak uzmanlar, Pekin ve Washington’un K.Kore konusundaki başat amaçları (nükleersizleştirme) örtüşmesine karşın, iki ülkenin hedefe ulaştıracak yol konusunda görüşlerinin farklı olduğunu belirtmekteler. Örneğin, Washigton, baskı yolunu tercih ederken, Pekin diplomat ve akademisyenleri baskı ve yaptırım usulüne olumlu bakmamışlardır. Bunun temelinde yatanın da, her iki tarafın da soruna yaklaşırken  kamuoyuna, “karşı tarafı küçük düşürücü” ve “karşı çözüm üretme” algısı yaratma çabası içinde olmaları olarak belirtilmektedir. 15  

Bu bağlamda gözlenen bir diğer olgu da, K.Kore’nin nükleerden arındırılması için ABD’nin, başkanlık, Kongre ve mali kuruluşlar yoluyla Çin’e karşı, ülkenin Pyongyang üzerindeki ekonomik ve askerî alanlarda bakısını arttırması için ısrarlı olmaktadır.16 Bunun yanında Çin tarafı da, ABD’nin G.Kore’ye gelişmiş ve etkili füze koruma sistemleri yerleştirmesini şiddetle eleştirmiştir.17

Bilindiği gibi önceki Başkan Barack Obama Obama, K.Kore ile roket, nükleer testler konularında doğrudan konuşmaktan uzak durmuş ve “stratejik tahammül” olarak isimlendirilen yaklaşımı yeğlemişti.(18) Yeni başkan Donald J.Trump ise, Obama’nın anılan stratejisini sona erdirdiğini ve K.Kore’ye karşı tüm seçeneklerin masada olduğunu; eğer Çin’in bu sorunu çözememesi halinde, bunu Amerika’nın yapacağını açıklamıştır.19 Son olarak, daha önce de belirttiğimiz gibi konu, Çin ve ABD liderleri arasında yapılan son zirvenin gündem maddelerinden biri olmuştur. Washigton’un Pekin yönetiminden, Pyongyang üzerindeki özellikle ekonomik etkisini kullanmasını istemekle birlikte, bunun kolay olmadığının farkında. Bir diğer ilginç olgu da, Birleik Devletler’in de bu konuda Çin tarafını teşvik etmek için, Pekin’in ekonomik çıkarlarına gönderme yapması olmuştur.20

Çin-K.Kore İlişkilerinin Geleceği ve Sonuç Yerine

1993 yılından bu yana uluslararası camianın yakın gözetiminde bulunan K.Kore’nin iki önemli politik hedefi bulunmaktadır: Bunların ilki ekonomik büyüme, diğeri ise nükleer silâh yapımıdır. Ancak nükleer yapımı, Kim’e göre daha öncelikli durmaktadır. Şöyle ki, ulaşacağı bu konumla, hem ABD’nin olası bir işgalini önleyeceği gibi, ekonomik büyümeye odaklanma konusunda fırsat sağlayacaktır. Konuya tersten yaklaştığımızda da, gelişmiş bir ekonomiye sahip olması da, K.Kore üzerindeki yaptırımların, nükleer silah yapımını terk etmesi konusundaki etkinliğini azaltacağı da anlaşılmaktadır.

Brookings Institution’den Jonathan D. Pollack’un belirttiği gibi, K.Kore, kendine özel bir kategori oluşturmaktadır. Ülkeyi yönetenler, ülkenin egemen bir devlet olarak devam etmesinin nükleer silah sahibi olmasına bağlı olduğunu düşünmektedir.21Ülkenin ekonomik ve askeri güç destekleyicisi Çin ise, Pyongyang’daki rejimin sürdürülmesinin devamını öncelediğinden (sınır güvenliği ve ABD’nin çevrelemesini engelleme gibi sâiklerle), istememesine rağmen, K.Kore’nin nükleer güce sahip olmak arzusuna set çekememektedir.   

Çin_Amerikan liderlerinin görüşmesinde gelinen son nokta ile, yöntem farklılıklarına karşın, K.Kore’nin  nükleerleşmesinin engellenmesi önceliklendirilmiştir. Bu olgu ve gelişmelerin ışığında, bundan sonraki yol haritasının diplomasi ve “altılı görüşmeler” yoluyla sürdürülmesi seçeneğinde yoğunlaşacağı anlaşılmaktadır. Ancak, K.Kore’deki istikrar konusundaki Çin tarafının hassasiyeti en hassas konu olmaya devam edecektir. Belki de yakın bir gelecekte, ekonomisi gelişmiş bir K.Kore’nin Güney ile birleşmesi, sınır güvenliği ve bölge dengeleri açısından Pekin yönünden sorun yaratmayacağı aşama da olası durmaktadır.

(1): “North Korea claims success in fifth nuclear test”,BBC News,9.09.2016, http://www.bbc.com/news/world-asia-37314927

(2): Lori Esposito Murray, “How Trump Can Get Xi to ‘Yes’ on North Kore”,Defense News,4.04.2017, http://www.defensenews.com/articles/columbia-class-on-track-but-navy-keeping-wary-eye-on-budget-situation

(3): “Trump’s North Korea conundrum”,East Asia Forum, 10.04.2017, http://www.eastasiaforum.org/2017/04/10/trumps-north-korea-conundrum/

(4): “Kim Jong-un”,Biography.com, http://www.biography.com/people/kim-jong-un-21125351

(5): Kapalı bir ekonomi olması nedeniyle, verilerinin bir kısmı IMF ve World Bank’da mevcut değildir. Bir kısım veriler CIA The World Fact Book’tan alınmıştır. https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/geos/kn.html

(6): Choe Sang-hun “As Economy Grows, North Korea’s Grip on Society Is Tested”, NYT,30.04.2017, https://www.nytimes.com/2017/04/30/world/asia/north-korea-economy-marketplace.html?emc=edit_ta_20170430&nl=top-stories&nlid=68022943&ref=cta&_r=0

(7): Andrei Lankov,” THE RESURGENCE OF A MARKET ECONOMY IN NORTH KOREA”,Carnegie Moskow Center,Ocak 2016, http://carnegieendowment.org/files/CP_Lankov_Eng_web_final.pdf

(8): Choe Sang-hun, agm

(9): “UN Security Council Resolution 1718, North Korea”,Council on Foreign Relation (CFR), 14.10.2016, http://www.cfr.org/proliferation/un-security-council-resolution-1718-north-korea/p11732

(10): Eleanor Albert,”The China–North Korea Relationship”,CFR,26.04.2017, http://www.cfr.org/china/chinanorth-korea-relationship/p11097

(11): China Faults Report Blaming North Korean Leader for Atrocities”,NYT,18.02.2014, https://www.nytimes.com/2014/02/19/world/asia/china-faults-report-citing-north-korean-leader-in-atrocities.html?_r=0; “UN's North Korea report: Main findings”,BBC News,17.02.2014, http://www.bbc.com/news/world-asia-26223180

(12): “Is North Korea nuclear crisis reaching a showdown?”,The Global Times,12.04.2017, http://www.globaltimes.cn/content/1041998.shtml; Evelyn Cheng,“China is sending the US a new message about North Korea”,CNBC,24.04.2017, http://www.cnbc.com/2017/04/24/china-is-sending-us-a-new-message-about-north-korea.html

(13): Richard N. Haass,”Out of Time in North Korea”,Project Syndicate,17.03.2017, https://www.project-syndicate.org/commentary/north-korea-strategic-options-by-richard-n--haass-2017-03

(14): “Treaty of Friendship, Co-operation and Mutual Assistance Between the People's Republic of China and the Democratic People's Republic of Korea”,Marxist.org,11.07.1961, https://www.marxists.org/subject/china/documents/china_dprk.htm

(15): Daniel Pinkston,”North Korea:Beyond the Six-Party Talks”,International Crisis Group, Asia Report N°269 | 16 June 2015, https://d2071andvip0wj.cloudfront.net/269-north-korea-be

(16): “NORTH KOREA SANCTIONS PROGRAM”,US The Department of Treasury (OFAC),2.11.2016, https://www.treasury.gov/resource-center/sanctions/Programs/Documents/nkorea.pdf;  Eric Talmadge,” Analysis: US faces resistance for tough sanctions on NKorea”, AP News,29.01.2016, https://apnews.com/ec733d17ae2144289076615e98ec410a

(17): “China Warns of Arms Race After U.S. Deploys Missile Defense in South Korea”,NYT,7.03.2017, https://www.nytimes.com/2017/03/07/world/asia/thaad-missile-defense-us-south-korea-china.html?_r=1

(18): “North Korea: U.S. Relations, Nuclear Diplomacy, and Internal Situation”, Congressional Research Service (CRS),15.01.2016, https://fas.org/sgp/crs/nuke/R41259.pdf

(19): “Tillerson says ‘all options are on the table’ when it comes to North Korea”,Washigton Post,19.03.2017, https://www.washingtonpost.com/world/tillerson-says-all-options-are-on-the-table-when-it-comes-to-north-korea/2017/03/17/e6b3e64e-0a83-11e7-bd19-fd3afa0f7e2a_story.html?utm_campaign=pubexchange_article&utm_medium=referral&utm_source=huffingtonpost.com&utm_term=.b3bf6dab27c3; “ Donald Trump warns China the US is ready to tackle North Korea”,FT,2.04.2017, https://www.ft.com/.../4d9f65d6-17bd-11e7-9c35-0dd2cb3...

(20): “Trump Says China Will Get Better Trade Deal if It Solves North Korean Problem”,NYT,11.04.2017, https://www.nytimes.com/2017/04/11/world/asia/trump-china-trade-north-korea.html?_r=0

(21): Jonathan D. Pollack,” What should the world do about North Korea’s latest nuclear weapons test?”,Brookings,6.01.2016, https://www.brookings.edu/blog/order-from-chaos/2016/01/06/what-should-the-world-do-about-north-koreas-latest-nuclear-weapons-test/

 C:\Users\hp\Desktop\k.Kore.pngC:\Users\hp\Desktop\k.Kore.pngC:\Users\hp\Desktop\k.Kore.png

 

Yorumlar