Emre Erüstün Emre Erüstün

İsrail, Suriye Savaşı'na Girerse Ne Olur?

25 Şubat 2018
İsrail, Suriye Savaşına Girerse Ne Olur?

Suriye'deki savaş, bu hafta sonu senenin en büyük değişikliğe sebep olan olaylarından birini gördü. -9 Şubat- Cumartesi günü, İsrail ordusu Suriye'de İran ile gece yaşadığı çatışmayı takiben büyük çaplı bir hava saldırısı yaptığını anons etti. Çatışmanın sonucunda İran'a ait bir İHA İsrail toprakları içerisinde vuruldu ve İsrail'e ait bir F-16 Suriye'de uçaksavar ateşi ile düşürüldü.

Yakın coğrafyada bulunmasına rağmen, İsrail yedi yıl boyunca Suriye'deki savaştan kısmen uzak kalmayı başardı. Fakat Cumartesi yaşanan hava saldırıları İsrail'in de Suriye'de IŞİD'in yenilgisi ile birlikte gitgide kötüleşen bu çatışmaya girme ihtimali olduğunu gösteriyor. Eğer İsrail gerçekten de çatışmada daha fazla rol oynamaya başlarsa, bunun bölgede büyük çaplı etkileri olabilir.

İsrail Suriye Savaşında Şimdiye Kadar Ne Yaptı?

İsrail Golan Tepeleri'nde Suriye ile çekişmeli bir sınır paylaşıyor ve uzun süredir hem Beşar Esad hükümeti ile hem de Suriye'nin müttefiki olan İran ve Lübnan kökenli Hizbullah milisi ile çatışma halinde. Fakat İsrail'in, Suriye hükümeti ile savaşan IŞİD'i ya da El Kaide bağlantılı İslamcı grupları desteklemek için fazla sebebi yok. (Zira onlar da ideolojik olarak İsrail karşıtı.)

Buna rağmen İsrail, Suriye'deki Hizbullah silah konvoylarına karşı düzinelerce gizli hava saldırısı düzenledi. Bu müdahalelerin büyük çoğunluğu küçük çaplıydı ve kamuoyuna duyurulmadı. Suriye hükümeti ve müttefikleri ise zaten kaosa sürüklenmiş bir çatışmanın ortasında yeni bir cephe açmak korkusuyla saldırılara cevap vermedi.

Fakat geçen yıldan beri IŞİD'in toprak kaybetmesi ile durum değişmeye başladı ve Esad rejimi ile müttefikleri çatışmanın kontrolünü ele geçirdi.

İsrail, geçen yıl Amerika ile Rusya arasında imzalanan ateşkese, kendi sınırlarında İran yayılmacılığına fırsat verdiği iddiasıyla karşı çıkmıştı. İsrail, hem İran ve ittifaklarının sınırına yerleşmesinden hem Hizbullah'ın Suriye'deki çatışmadan eğitim olarak faydalanmasından hem de İran'ın Hizbullah milisine hassas güdümlü füze yardımı yapmasından endişeliydi.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Aralık ayında Washington'a yaptığı ziyarette  "O rejimin askeri olarak Suriye'ye yerleşmesine izin vermeyeceğiz çünkü bunu yapmakla güttükleri tek amaç devletimizi yok etmek" dedi.

9 Şubat’ta Olan Bitenlerin Daha Önce İsrail'in Yaptığı Hava Saldırılarından Neden Farklı?

Geçen birkaç ay içerisinde İsrail çok sayıda hava saldırısı düzenledi ama 9 Şubat günü olan bitenler bunlardan farklı. İsrail çatışmanın Cumartesi erken saatlerde İran'a ait bir İHA'nın sınırlarına girmesi ile başladığını söyledi. İsrail ordusu daha sonra İHA'nın bir saldırı helikopteri tarafından düşürüldüğünü gösterdiğini iddia ettiği bir görüntü yayınladı.

İran hükümeti ise bunları yalanladı. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Bahran Kasemi bu iddiaların "saçmalık" olduğunu söyledi. Fakat iddialar gerçek ise bu durum Tahran tarafından çok ciddi bir provokasyona ve hatta İsrail'i karşılık verip savaşa girmesi için yemlemeye işaret eder.

İsrail kısa süre sonra İHA'nın sözde havalandığı Suriye'nin Palmyra şehrindeki T4 askeri üssüne saldırmaları için savaş jetleri gönderdi. Suriye ise İsrail'in "güçlü uçaksavar ateşi" olarak tanımladığı ve iki mürettebat üyesinin atlamasını takiben uçağın düşmesine sebep olan bir saldırı ile karşılık verdi.

İki mürettebat üyesi hastaneye kaldırıldı ve bir tanesinin durumunun ciddi olduğu söyleniyor. İsrailli gazeteci Amos Harel, "30 yıldır ilk defa böyle bir olay vuku buldu" şeklinde yazdı ve Suriye'nin İsrail hava saldırılarına karşılık vermesinin "Rejimin yeni keşfedilmiş güç duygusuna" işaret ettiğini ekledi.

Hizbullah, yaptığı bir açıklamada İsrail F-16'sının düşürülmesinin, çatışmadaki "yeni bir stratejik döneme" işaret ettiğini söyledi. Milis grup, "Bugün olup bitenler eski düzenin kesin olarak bittiği anlamına geliyor" dedi.

Savaş jeti düştükten sonra İsrail, sekizinin Suriye'ye ve dördünün İran'a ait olduğunu söylediği on iki askeri üsse saldırı düzenleyerek yıllardır yaptığı en önemli saldırıyı işaretlemiş oldu. İsrail Hava Kuvvetleri'nde ikinci en yüksek rütbeye sahip olan Tuğgeneral Tomer Bar, yerel Haaretz gazetesine 1982 Lübnan Savaşı'ndan beri bu saldırıların "Hava Kuvvetleri'nin Suriye'ye yaptığı en büyük ve en önemli saldırı" olduğunu söyledi.

Eğer İsrail savaşa girerse, bu Suriye ve Orta Doğu için ne ifade eder?

Şu anda İran destekli gruplar ve İsrail'in Suriye sınırında sıcak çatışmaya girme ihtimali düşük gözükse de, karşılıklı yapılan saldırılar iki tarafın da geri çekilmeye niyeti olmadığını gösteriyor. Eğer çatışma devam ederse Suriye savaşına son derece tehlikeli ve bölgedeki diğer aktörlerin de dahil olacağı yeni bir cephe kazandırabilir.

İsrail'in vurduğu T4 askeri üssü Suriye askerlerinin yanı sıra Rus askerlerine de ev sahipliği yapıyor. Bazı İsrailli gözlemciler T4 askeri üssündeki Rus askerlerinin İHA ve uçaksavar ateşi hakkında bilgi sahibi olmamasını yalanlıyor. Tesadüfen, Netanyahu geçen ay Rusya üzerinde İranlı ittifakları konusunda baskı yaratmak için Moskova'yı ziyaret etmişti.

İsrail'in önemli müttefiki ABD, zaten muhalif grupları destekleyerek Suriye savaşında büyük rol oynuyor ve daha önce de Rusya ile karşı karşıya gelmişti. Geçen hafta ABD savaş uçakları Deyrizor ilinde ABD destekli gruplara saldırdığı iddia edilen hükümet yanlılarını bombalamıştı. Savunma Bakanı Jim Matthis, hükümet gruplarının yaptığı ilerlemede Rus unsurların etkisinin olup olmadığının bilinmediğini söyledi.

Rusya ve ABD daha önce ortak düşmanları IŞİD'i yenmeye odaklansalar da IŞİD'e karşı savaş sona ererken Suriye'de başka çatışmalar boy gösteriyor. Örneğin Türkiye, yakın zamanda ABD destekli Kürt militanlara karşı Suriye'nin kuzeyinde harekete geçerek kendisini daha önce bu gruplarla ittifak kurarak sözde IŞİD ile savaşmış ABD'yi karşısına aldı.

İran ve İsrail arasında çıkabilecek sıcak bir savaş, Suriye'deki kaosu daha da kötüleştirebilir. Lübnan ve diğer Arap devletlerinin de bu savaşa girme riski var.

Adam Taylor'ın The Washington Post'ta yayınlanan "Israel has taken its biggest step into the Syrian war yet. What does that mean?" başlıklı analizinin Emre Erüstün tarafından yapılan çevirisidir. 

Yorumlar