Gözde Kılıç Yaşın Gözde Kılıç Yaşın

Kıbrıs'ta İlke Anlaşmasına mı Gidiliyor?

07 Ekim 2016
“ Güney Kıbrıs gazetelerinden Fileleftheros, Kıbrıs müzakerelerinde tarafların, “teknik konuları sonraki aşamaya bırakarak bir İlke Antlaşmasına doğru ilerlediğini” iddia ediyor. „
Kıbrısta İlke Anlaşmasına mı Gidiliyor?

 Fileleftheros, “Görünen hedef, teknik meselelerin ele alınması sonraki aşamaya bırakılarak yılsonuna kadar bir İlke Anlaşmasına varılmasıdır” iddiasında bulundu. Haberde, yıl sonunda “İlke Anlaşmasına” varılmasının hemen ardından ele alınacağı belirtilen teknik meseleler şöyle sıralandı: “Anayasa ve yasalar, uluslararası antlaşmalar, anlaşmanın çözümün hemen ertesinde uygulanmasıyla ilgili konular.”

BM 103 maddelik askıdaki konular listesi hazırlamıştı. Buna göre Rum tarafı çeşitli yönlerde yaklaşık 200 anlaşmazlık görüyor,  Türk tarafı ise anlaşmazlıkların daha az olduğu görüşünde.

 Fileleftheros'un haberinde dikkat çeken önemli ayrıntıların başında TOPRAK başlığının Kıbrıs dışında, muhtemelen İsviçre'de görüşülecek olması, geliyor. Rum tarafı TOPRAK başlığını MÜLKİYET'le birlikte görüşmek istiyor Türk tarafı ise beşli konferanstan önce görüşülmesi gereken beşinci ana başlık olarak görüyor. 
Aynı haber içeriğinde görüşmelerde  oluşturucu eyaletlerin uluslararası sözleşme yapma yetkilerinde, bütün federal eyaletlerde izlenecek ilgili bütün prosedürler açısından tüm hususlarda uzlaşıya varıldığı da anlaşılıyor. Haber detayında bu konudaki uzlaşının  “oluşturucu devletçikler”in  eğitim, kültür, ticaret,  Federal Dışişleri Bakanlığı ile istişare ettikten sonra borçlanma konularında uluslararası sözleşme imzalayabilecekleri şeklinde sağlandığı yer alıyor. 

Rum Politis gazetesi ise farklı bir ayrıntıyı haberleştirdi. Buna göre liderler,  “Federal Dışişleri Bakanlığı’nın, eyaletlerin uluslararası antlaşma yapmalarına; tek uluslararası temsiliyetin altını oymadan ve eyaletlerin ilgili yetkileri görmezden gelinmeden müdahil olma yöntemi üzerinde anlaştılar.” Politis, "Türk tarafının, eyaletlerin yapacağı uluslararası anlaşmaların federal hükümet tarafından denetlenmesi veya koordine edilmesi gereğine itirazı aşıldı” detayına da yer verdi. 

Güney Kıbrıs'ta yayın yapan Simerini de “Annan Planı Takımyıldızı… Kültür, Ticaret ve Turizm Oluşturucu Eyaletlere Geçiyor…" başlığıyla kültür, ticaret ve turizm konularında Kurucu "EYALET"lerin anlaşma yapma yetkisinde uzlaşıya varıldığını duyurdu ve Türkiye ile KKTC arasında yapılmış anlaşmaların incelenmemesini de eleştirdi. 

Rum basınına yansıyan haberleri incelediğimizde, müzakere masasında ilerlemelerin kaydedildiği görülmektedir. Ancak bir anlaşma planını öteleyerek İLKE ANLAŞMASIna yönelinmesi de beklenen düzeyde ilerlemenin sağlanamadığı, müzakerelerin tekrar uyumaya bırakılmaması için de ulaşılan zemini garanti altına alacak bir anlaşma metnine gidilmek istendiği anlamına geliyor. Bu metnin bağlayıcılık gücü önemlidir. Nitekim böyle bir anlaşma zaten taraflar için bağlayıcılık oluşturmak amacıyla yapılır. Bu aynı zamanda son dönem müzakerelerinde mevcut ilkelerdeki kayışı da sabitleyecektir. Yani iki kesimlilik ilkesi başta olmak üzere BM tarafından da kabul görmüş ve Türklerin bir takım haklarını garanti altına alan önemli prensiplerde ciddi değişimlere gidilmesi KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı'ya kabul ettirilmişti. Şimdi bunların sabitlenmesi aşamasına geçildiği anlaşılıyor. Halbuki Annan Planı dahil olmak üzere bugüne kadar ki tüm müzakereler, her hususta anlaşma sağlanmadan üzerinde uzlaşı sağlananların gerçerlilik kazanmayacağı düsturu ile yürütülmüştü. Bu sayede de Rum tarafının SALAM MODELİ de denilen yöntemle parça parça hak ve kazanım elde etmesi engellenmiş oluyordu. 

Görünen o ki, yeni ve tam bir anlaşma planı için zamana ihtiyaç var ancak bu süreçte Rum tarafı önemli kazanımlar elde ettiler ve bunları da kalıcı kılmak istiyorlar. 

Yorumlar