Ersin Dedekoca Ersin Dedekoca

"MOODY'S”in Son Kararıyla Türkiye'nin “YATIRIM YAPILABİLİR” Sınıfından Düşmesi

25 Eylül 2016
MOODYS”in Son Kararıyla Türkiyenin “YATIRIM YAPILABİLİR” Sınıfından Düşmesi

Geçtiğimiz Cuma günü Moody’s, Türkiye’nin uzun vadeli yabancı para cinsinden tahvillerine verdiği kredi notunu Baa3 (Negatif) konumundan Ba1(Durağan) konumuna indirdi. Yabancıların “yatırım yapılma” kararları için önemli olan “yabancı para cinsinden uzun vadeli kredi notu”nda, Standart and Poor’s (S&P)’dan sonra Moody’s in de indirime gitmesi, sonuçları yönünden önemli bir karardır. Anılan parametre notunun dışında, Türk Lirası ve yabancı para kısa ve uzun vadeli çeşitli dereceleme başlıklarındaki notlar da düşürülmüştür.*

Ülke derecelemesindeki anılan kötüleşmenin önümüzdeki iki/üç yılda da süreceğini belirten Moody’s, çok kısa bir süre önce, “darbe girişimi sonrasında Türkiye ekonomisinin ivme kaybının hızla toparlandığı” yönünde bir açıklama yayınlamış olduğu için, bu not indirimi hemen beklenmiyordu. Daha önce de Türkiye’yi yatırım yapılabilir seviyenin altında derecelendiren S&P, darbe girişimi sonrasında Türkiye’nin notunu indirmişti. S&P, ülkenin BB+ olan notunu BB’ye düşürürken, görünümü de “negatif” olarak belirlemişti.

Anılan gelişme ile birlikte Türkiye’nin, önde gelen üç dereceleme kuruluşundan aldığı “yabancı para cinsinden uzun vadeli kredi notları” aşağıdaki şekli almıştır:

Dereceleme Kuruluşu

Ülke notu

Yatırın Eşiği (BBB- veya Baa3)

S&P

BB(Negatif)

Eşiğin altında

Moody's

Ba1(Durağan)

Eşiğin altında

Fitch Rating

BB-(Negatif)

Eşik sınırında

Dereceleme Kuruluşu Ülke notu Yatırın Eşiği (BBB- veya Baa3) S&P BB(Negatif) Eşiğin altında Moody's Ba1(Durağan) Eşiğin altında Fitch Rating BB-(Negatif) Eşik sınırında Moody’s yaptığı not indiriminin gerekçelerini; “Türkiye'nin zaten yüksek düzeyde olan dış finansman ihtiyacına bağlı risklerde görülen artış ve geçmişte borç birikimini çözmeye yarayan büyüme ve kurumsal yapıda ortaya çıkan zayıflama” olarak açıklamaktadır. Dereceleme kuruluşu ayrıca, görünümün (durağan) olarak gösterilmesinin nedenini de, ekonominin büyük ve esnek olması ve kamu maliyesinde devam eden güçlü disiplin olarak vurgulamaktadır. Kuruluş açıklamasında; kamu mali disiplininin tersine dönmesi, yabancı fon akımlarında ani ve hızlı terse dönüşler, kurumsal yapıda ortaya çıkacak bozulma veya siyasal risklerin tahminlerin ötesinde artmasının kredi notunu aşağı yönlü etkileyeceğini belirtmektedir.

Fitch Rating’in Durumu

Türkiye’nin notunu halen yatırım yapılabilir seviyede tutan Fitch ise, darbe girişiminin ardından 19 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, ülkenin dereceleme notunu “negatif izlemeye” almıştı. Yaygın uygulama, negatif izleme kararının ardından gelen 6-12 ay içinde not değerlendirilmesi yapılması şeklindedir. Bu durumda, ekonomik verilerin iyileşmesi için gereken adımların atılmaması halinde Fitch’ten de indirim gelebileceğini beklemeliyiz.

Moody’s Kararının Olası Sonuçları

Bilindiği gibi, kredi derecelendirme kuruluşlarının “yatırım eşiği ve/veya üzerinde” not vermesi, bir ülkeye gelen yatırımları ve borçlanmayı olumlu yönde etkileyen başat unsurlardan biridir. Özellikle büyük emeklilik fonları bir ülkeye yatırım yapma kararı alırken, en az iki kredi derecelendirme kuruluşundan alınmış, “yatırım yapılabilir” nota (BBB ya da Baa) sahip olma koşulunu kriter olarak aramaktadır. Önceden Türkiye, Moody’s ve Fitch’in değerlendirmesinde yatırım eşiğinde yer aldığı için büyük emeklilik fonları Türk tahvillerini alabilmişlerdi. Moody’s in bu kararından sonrası bu fonlar, ellerindeki Türk tahvillerini satarak buradan çıkacaklar ve daha kötüsü, not artmadan bir daha Türkiye yatırım araçlarını portföylerine alamayacaklardır.

Anılan karardan, doğrudan yabancı yatırımların da olumsuz etkileneceği açıktır. İstihdam artışı ve büyüme için gerekli olan yabancı yatırımcı girişi, yılın ilk yarısında zaten 2.2 milyar $’a kadar gerilemişti. İç tasarruf oranları yüzde 13/14 aralığında seyreden ülke ekonomisinin finansmanı, ağırlıklı olarak dış kaynaklara bağlı olup, sürekli olarak da artmaktadır. Dereceleme indirimiyle birlikte, dış finansman gereksinimi yüksek olan Türkiye’nin, bu finansmanı sürdürmesi daha zorlaşacaktır. Türkiye tahvillerinden yabancı çıkışı dışında bir diğer sonucunun da, dış finansman maliyetlerindeki yükseliş olacak olup, bu gelişmeyi FED’in, Aralık ayındaki faiz yükseltmesinin daha da tetikleyeceğini söyleyebiliriz.

(*) : “Moody's Downgrades Turkey's Issuer And Bond Ratings To Ba1 With A Stable Outlook”,Moody’s Investors Service,23.09.2016, https://www.moodys.com/research/Moodys-Downgrades-Turkeys-Issuer-And-Bond-Ratings-To-Ba1-With--PR_354341

Yorumlar